Blog

Aşk Bir Erkeğin Elde Balonla Sokak Sokak Dolaşmasıdır

Haberler

Aşk Bir Erkeğin Elde Balonla Sokak Sokak Dolaşmasıdır için yorumlar kapalı

18 yaşımdan gün almak üzereyim. Doğum günüme birkaç gün kaldı. 1 yıldır beraber olduğum ve deli gibi sevdiğim bir kız arkadaşım var. Üniversite sınavıydı, aileydi, parasızlıktı, bin bir tane karışıklıktı derken hayatımda güzel giden tek şey bu ilişkimdi. Ancak bir gün her nedense kavga ettik. Gençlik işte. Her şey ters giderken elimdeki tek güzel şey de arıza yapınca artık hiç bir şeye tahammül edemez hale gelmiştim. Yine de ilişkimizin bir kuralı vardı; sorunlarımızı her zaman yüz yüze konuşarak çözerdik. Telefondan veya mesajlaşarak sağlıklı olmadığını ikimiz de çok iyi biliyorduk. Ben kaşlarım çatık, belediye otobüsünde ona nasıl bir konuşma yapacağımı kafamda kurarken, bir sms geldi. Gönderen o. Her zaman buluştuğumuz kafeye gitmiş, ama bakmış cüzdanı yok. Meğer cüzdanı bir büfede unutmuş, ama içinde telefon numarası yazdığı için onu aramışlar ve kız arkadaşım da otobüsten indiğimde önce büfeye gitmemi istiyor benden. Zaten sinirliyim, mutsuzum, onun bana karşı kendini nasıl affettireceğini, bunun için çok uğraşması gerektiğini düşünüyorum. Bir de beni çırak yollar gibi cüzdan almaya yolluyor. Neyse dedim koz olur elimde, onu da yapayım ki daha güzel kızabileyim…

Her şey o anda başlıyormuş meğer. Gittim büfeye, “Arkadaşım cüzdanını unutmuş bir on-onbeş dakika önce” dedim. Büfedeki asık suratlı adam masanın altından bir şey çıkardı. Anlam veremedim. O şey, uçan balonun ipine takılmış bir çikolata bir de küçük not kartı… Adam “Kardeşim cüzdan müzdan yok, sana böyle bir şey bıraktılar” dedi. Ben de kız arkadaşımın cüzdanını beklerken karşımdaki hayattan bezmiş kişi bana bir uçan balon ve çikolata verince bozuldum tabi. Adam cüzdana konmak için ruhunu bana mı satıyor diye düşünüp ters ters baktım. Notu açtım. Notta “Bütün çikolataları denedim; hiçbiri senin kadar tatlı değil; yandaki eczaneye gider misin?” yazıyordu. Peki, kolay gelsin dedim kan ter içindeki büfeciye ve oradan ayrıldım.

Elimde bir balon, çikolata ve süslü bir kartla eczaneye girdim. Bu sefer biraz daha deneyimli hissettim kendimi. Eczacıya balonu göstererek “Sizde böyle bir şey var mı?” diye sordum. Aynı ruhsuzlukla o da bana bir balon verdi. Bu balonun ipinde bir Aspirin ve bir de küçük not kartı vardı. Not kartında şöyle yazıyordu: “Bana hiçbir ilaç senin kadar iyi gelmedi. Alt sokaktaki oyuncakçıya gider misin?”

Elimde iki balon, çikolata, aspirin ve kartlarla şehrin en kalabalık meydanına çıkıp bir alt sokağa indim. Oyuncakçıya girdim. Yine aynı rahatlık ve özgüvenle “Sizde bunlara benzer bir şey var mı?” diye sordum. Adam “Yoo” dedi. “Allah Allah” dedim. Aynı sokakta üç oyuncakçı vardı. Anahtar her zaman en son baktığın cebindedir. Sokaklarda My Little Pony’den fırlamışçasına gezerken bu kural işlemeseydi daha güzel olurdu ancak o anda utanma hissini zerre hissetmiyordum. İnsan kendini değerli hissettiğinde, ne utanç ne de başka bir his yaşıyor. Sadece ona bu hissi yaşatana karşı minnet duygusuyla doluyor. Sonunda üçüncü oyuncakçıya girdiğimde karşımda bir balon ve balonun ucunda bu kez bir Action Man duruyordu. Notta “Senin çocukluk kahramanın o olsa da, benim ömür boyu kahramanım sen olacaksın. Karşı sokaktaki kitapçı seni bekliyor” yazıyordu.

Üçüncü balonum ve oyuncağım elimde, şehri parsel parsel gezerken sevdiğim kızın çocukluğuma kadar işlemesi ve beni hiç beklemediğim yerlerimden yakalaması inanılmaz bir haz veriyordu. Yolda yürürken bana bakan insanlara içimden “Evet sevgilim bana sürpriz yapmış; beni çok seviyor” diyordum. Sanırım gözlerimin içinde çiçekler açıyordu o an.

Kitapçıda beni bekleyen de, o dönem deli gibi okuduğum, hiçbir sayısını kaçırmadığım ve ciltlerini biriktirdiğim Uykusuz dergisinin daha alamadığım bir cildiydi. “Karikatürleri biraz karıştırdım, ama hiçbiri beni senin kadar eğlendirmedi. Artık yanıma gel seni çok özledim…” yazılı notu okurken gözlerim dolduğunda ikinci el kitaplar satan bu adam “Kız arkadaşın seni çok seviyor, kıymetini bil” dedi. “Bilmeyeni Allah çarpar abi” diye yanıtladım utangaç bir bakışla.

Kafeye gittiğimde “Yaa işte sen bana öyle artistlik yaparsın ama adamı böyle ağlatırım insan içinde…” deme hakkına sahip kız arkadaşımın yüzündeki ifade daha çok endişeyle karışık “Umarım hoşuna gitmiştir…” türündeydi. Bir de utanmamış, tuttuğum takımın formasını almış orada uzatıyor bana. Kendi kendime bu kadar masrafa ve çabaya değer olup olmadığımı düşündüm. Ayrıca o çıtayı bu kadar yükseltmişken, utancımdan doğum günlerini doğru düzgün kutlayamadım bile. Böyle şeyleri hiç beceremem çünkü.

Şu an bu olayın üzerinden beş yıl geçti. Parasal durumlardan dolayı ayrı şehirlerde üniversite okumakta olan bir çift olarak bu sene doğum günümde birbirimizi görmek bile yetti. Üzerinden bu kadar zaman geçmesinin verdiği rahatlıkla sordum: “O kadar masrafı nasıl yaptın, o zaman daha lisedeydik?”

Yüzüme gülümseyerek baktı ve “Alt tarafı birkaç balon, çikolata ve bir kutu ilaç…” dedi. Benim gözümde o kadar büyümüş ki bunlar, ucuz olabileceklerini düşünememiştim. Ama dur bir dakika. Bir anda bu cevabın da mütavazılıktan doğduğunu anladım ve üsteledim: “Peki ya bizim takımın resmi forması ve Action Man? Onlar hiç de öyle ucuz şeyler değildir bildiğim kadarıyla”. O ise şaşkın suratıma bir kez daha gülümseyerek bakıp zekasıyla beni bir kez daha aşık etti: “Formayla oyuncağı indirim kodu veren bir siteden girip aldım, yoksa o günlerdeki harçlığımla nasıl alayım hayatım o kadar şeyi?”

Alışverişi Ucuzlatan Sihirli Şerbet: İndirim Kodu

İndirimler

Alışverişi Ucuzlatan Sihirli Şerbet: İndirim Kodu için yorumlar kapalı

Asterix hikâyelerini bilirsiniz. Romalılar tüm Galya’yı ele geçirmiştir ama son bir köy hala direnmektedir. Asterix ve Obelix’in köyü, sihirli bir şerbet sayesinde tüm Roma ordusuna kafa tutmaktadır. Karşılarında kendilerinden kat be kat büyük Roma ordusu bile olsa, bu bir avuç Galyalı, başları her dara girdiğinde içtikleri bir damla sihirli şerbet sayesinde “bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik” şiirinin Fransa şubesi şeklinde her karşılaşmadan galip ayrılmayı başarır.

Asterix’in yaratıcıları Uderzo ve Gosciny bu sihirli şerbete hikâyenin orijinal dili olan Fransızca’da “Potion Magic” (Türkçe tercümesi “Sihirli Şerbet”) adını vermişti; ama hikâye Türkçe’ye çevrilirken muhtemelen daha eğlenceli olsun diye “Deve Gücü Tazı Hızı Şerbeti” olarak çevrilmiş; olsun. Önemli olan, böyle bir sihir hikâyesiyle büyüyen biz dünkü çocukların şu an hala aynı şerbeti hayatın dört bir köşesinde arıyor olmaya devam etmemiz.

Alaaddinin Sihirli Lambası

Aslında Galyalı Asterix bizi sihirle cezbeden tek hikâye değil. Alaaddin adlı bir gencin sihirli bir lambayı ovuşturunca içinden bir cinin çıktığı; “dile benden ne dilersin” diye sorduğu; Alaaddin’in ise cini denemek için zor bir dilek dilediği fakat cinin imkânsıza yakın dilekleri bile kolayca gerçekleştirdiği masal, çocukluğumuzda dinlediğimiz güzel hikâyelerden biridir.

Sihirli Fasulye masalı ise Grimm Kardeşler’in edebiyata armağan ettiği bir masal. Buna göre yoksulluktan kırılan bir aile, ellerinde kalan son varlık olan yaşlı ineklerini satmaya pazara giderken karşılarına ak sakallı bir ihtiyar çıkar ve 5 fasulye tanesi verir. Onlar da ineği satmak yerine bu 5 fasulyeyi evin dibine dikerler ve ertesi gün uyandıklarında gözlerine inanamazlar çünkü evin çevresindeki tüm tarlalar, dağlar, bayırlar, dere-tepe fasulyeyle dolmuştur.

Masal Olmayan Sihirli Cisimler

Sihirli cisimlerin hikâyelerde ve masallarda bol miktarda kullanılmasının nedeni bu cisimlerin bizi hayal dünyasına götürüp belli bir sorunu kolayca çözerek mutlu etmeleridir. Sihirli bir değnek veya sihirli bir lamba veya sihirli bir pelerin veya sihirli bir anahtar veya sihirli bir sözcük, onu kullanan kişiye güç verir. Sihirli bir obje ile çözülmeyecek gibi duran zorlukların üstesinden kolayca gelinir; o sihirli objeyi kullanan kişi hem güç sahibi hem de kahraman olur. Peki günlük hayatımızda karşımıza çıkan ve masal olmayan hangi sihirli cismi biliyoruz. Çok düşünmeyin, hemen söyleyelim: İndirim kodları.

İndirim kodu adı verilen dijital şifreler bir çeşit anahtardır. Bu anahtar sayesinde internetten alışveriş yaparken fiyatları mucizevi bir şekilde ucuzlatmak mümkün olur. Neden mucizevi? Çünkü herkes bilir ki alışveriş parayla yapılır. Ama paranın kısıtlı miktarlarda olduğu anlarda eğer elinizde bir indirim kodunuz varsa, o alışverişin ödemesinin bir bölümünü para yerine bu kodla yapmanız mümkündür. İşte bu bir sihir çeşididir ve olay masal değil tamamen gerçektir.

Cep Delik Cepken Delik

İnternetten yapılan alışverişin en güzel yanı yorulmadan, paket taşıma derdi olmadan, kasada sıra beklemeden sepeti doldurmak. Bir yandan sezon sonu indirimleri ve diğer yandan yeni sezonun birbirinden güzel ürünleri ekranımızda defile yaparken hangimiz istemeyiz bir fincan kahve eşliğinde o site senin, bu site benim alışveriş yapmayı? Peki şöyle sihirli bir şerbet olsa da, içince kredi kartımızın gücünü Obelix’in pazuları gibi şişirsek; fiyat etiketlerini Roma ordusunu deviren Asterix gibi devirsek… Evet o “Sihirli Şerbet” gerçekten var; isterseniz siz de deneyin.

Klasik bir durumdur: İnternetten alışveriş yapacaksınız. Ay sonu gelmiş, her cüzdanı açışınızda “cep delik cepken delik, kevgir misin be kardeşlik” türküleri söylüyorsunuz. Ama bir yandan da indirimler başlamış ve ne zamandır almayı beklediğiniz o hırkanın fiyatı etiketinde yüzde elli indirimli yazıyor. Tıklayın o hırkayı sepete atın. Rengini ve boyunu seçin. Sonra da geçin sepet sayfasına; yani kredi kartınızı çıkarmanız gereken sayfaya.

Küçükken Şerbet Kazanına Düşenler

Bazıları için para çok önemli değildir; onlar kredi kartını o sayfaya kahramanca yazıp takırt diye ödeme aşamasını bitirirler ve alışveriş otuz saniyede tamamlanır. Onların sihirli bir şerbete ihtiyacı olmayabilir. Hatta o kişilere Obelix adını verelim. Çünkü onlar küçükken sihirli şerbet kazanına düşmüş oldukları için hayat boyu şerbete ihtiyaç duymazlar.

Ama siz de bizim gibi küçükken kazana düşmediyseniz kredi kartınızı kahramanca o sayfaya yazmadan önce, sayfada daha küçük yazılan yazıları da okursunuz. Hatta farenizin ucuyla o sayfada başka yazı var mı, biraz beklesek bir şeyler açılır kapanır mı, atladığımız bir şey kaldı mı diye didiklersiniz. Çünkü bilirsiniz ki gözden kaçmış veya bilerek kaçırılmış, kıyıda köşede kalmış kelimeler veya herhangi bir unsur o anda hayat kurtarıcı olabilir. Didiklemeye devam edin, çünkü ancak o zaman o aradığınız şeyle karşılaşırsınız. Arayan derviş, muradına ermiş…

İndirim Kodunuz Varsa Buraya Girin Kutusu

Bu kutu her internet sitesinin her ödeme sayfasında mutlaka bulunur. Ya adınızı ve adresinizi yazdığınız sayfadadır, ya da fiyatın yazdığı sayfada. Ya fiyatın hemen yanındadır ya da altında. Ya bir kutu şekildedir, ya da bir kelimedir ve tıklayınca o kutu açılır. Ama genelde gözlerden kaçacak şekilde sayfaya yerleştirilmiştir ki küçükken sihirli şerbet kazanına düşenler o yazıyı görmeden alışverişlerini tamamlasınlar… Fakat sizin gözünüzden kaçmayacaktır “indirim kodunuz varsa buraya giriniz” kutucuğu.

İşte o an, biraz da şaşkınlıkla karışık, fiyatı bir miktar ucuzlatabileceğiniz hissiyatı oluşur. Gökyüzünde bir yıldız mı kaymaktadır? Dilek mi dilemeliyizdir? Ali Baba’nın “açıl susam açıl” gibi bir şifreyi bulması gibi bir şifre mi bulmamız gerekmektedir? Peki bu şifre nereden bulunur?

İndirim Kodu Nereden Bulunur?

İnternette indirim kodu diye yazınca reklamdaki “yüz milyon bin baloncuk” diyen küçük kızın kast etiğinden çok daha fazla indirim kodu karşınıza çıkar. Hatta bir rakam vermek gerekirse internette bulabileceğiniz indirim kodu sayısı gökyüzündeki yıldızlardan veya kafanızdaki saç tellerinden veya İstiklal Caddesi’ndeki hıncahınç insan sayısından veya Metin Oktay’ın attığı gol sayısından bile fazladır. Ama bu kadar kodun içinde kaybolmamak sizin elinizdedir.

Forumlarda pek çok indirim kodu bulunur. Sosyal medyada her önüne gelen bir kod paylaşmıştır. Bloglar dolmuş taşmıştır. Ama sizin aradığınız kod sadece bir tanedir. Bu durumda bir indirim kodu sitesi bulsanız iyi olur. Adı indirimkodu.com veya buna benzer şekilde olan bu tip sitelerde mağazalar alt alta sıralanır; tıklar bakarsınız ve o mağazanın gelmiş geçmiş tüm kampanya haberleri ve promosyon kodları bir aradadır. Siteden istediğiniz kodu alırsınız ve biraz önce alışveriş yaptığınız sitenin sepet sayfasına geri dönersiniz. Artık tek yapmanız gereken o indirim kodunu ödemenizde kullanmak ve fiyatı ucuzlatarak daha az para ile o ürünü satın almaktır.

Sihirli Şerbetin Yararları:

Nasıl ki deve gücü tazı hızı şerbeti hem lezzetlidir, lıkır lıkır içilir; hem bedavadır, köyde tüm Galya’lılara bilabedel dağıtılır; hem de anında işe yarar ve öyle bir güç patlaması yaşatır ki bir vuruşta 3-5 Romalı’nın aynı anda gözünü morartabilir. İşte indirim kodu da aynı o şekilde fayda sağlar. Çünkü,

-İndirim kodu kullanırsanız internetten yapacağınız bir alışverişe daha az para ödersiniz.

-Bir ihtimal taksite gerek kalmayacağı için ekstra taksit bedeli ödemezsiniz.

-Bütçenizi aştığınız için bir sonraki alışverişinizden vazgeçmek zorunda kalmazsınız.

-Çoğu zaman büyük parçalara odaklanıp unuttuğumuz detay aksesuarları bu sayede bedavaya ya da çok ucuza getirebilirsiniz. Mesela kazandığınız indirim oranı, bir şal, bir atkı, bir kravat ya da başka bir aksesuarla eşdeğerdir; kulağa harika gelmiyor mu?

-O çok beğendiğiniz hırkayı alabilmek için özel günlerde yapılacak indirimi beklemenize gerek kalmaz; kodu kullanarak anında fiyatı ucuzlatır ve alışverişi tamamlarsınız.

Yani dijital dünya bize çocukluğumuzda anlatılan masal dünyası ile benzerlikler taşır. Sihir kelimesi kullanılmasa da dijital alemde birtakım sihirli cisimler vardır ve indirim kodları bu durumun en güzel örnekleridir.

iPhone 8 Ne Zaman Çıkacak?

Kampanyalar

iPhone 8 Ne Zaman Çıkacak? için yorumlar kapalı

Apple geçmişi eskiye dayanan bir şirket olmasına rağmen, son 10 yıla kadar ofis bilgisayarları dışında çok yaygın kullanımı olan bir marka değildi ve sürekli Microsoft’un gölgesinde kalmıştı. Ancak şirket akıllı telefonların ilk çıktığı dönemde öyle bir pozisyon aldı ki o ısırık alınmış elma logosu birdenbire parladı. Başına i harfi konulmuş yeni yeni ürünler mantar gibi çıkmaya ve peynir ekmek gibi satmaya başladı. Apple o andan itibaren adeta bir futbol yıldızı, bir pop müzik sanatçısı, bir beyazperde starı gibi hayranlar, taraftarlar, hatta aşıklar oluşturan bir marka oldu. Artık insanlar yeni bir iPhone modelinin tanıtılmasını dört gözle bekler haldeler. Teknoloji tutkunu iPhone kullanıcılarını sevindirecek haberler ise yavaş yavaş basına ve internete sızmaya başladı. Peki iPhone 8 ne zaman çıkacak, yeni özellikleri neler olacak ve daha da önemlisi, fiyatı kaç para olacak? İşte akıllı telefon aleminin yeni prensi iPhone 8 hakkında bazı bilgiler.

iPhone 8’in Fiyatı Ne Kadar?

iPhone’un sekizinci nesil akıllı telefonu olacak iPhone 8 aynı zamanda iPhone’un onuncu yılında kullanıcılara verdiği bir hediye olarak konumlandırılacak. Bu da şimdiye kadar yaptığı her tanıtımda ve piyasaya sürdüğü her yeni üründe hayranlık ve şaşkınlık uyandıran firmanın üzerinde büyük beklentiler yaratıyor. Tabii ki henüz piyasalara kesin bir fiyat listesi sızmış değil, ama hem eski modellerin ilk çıkış fiyatları ile, hem de rakip ürünlerle karşılaştırıldığında dolar bazında büyük farklar olması beklenmiyor.

Bir teknoloji ürününün ötesinde, bir arzu nesnesi olarak da konumlandırılan iPhone, öncelikle 8 rakamına çıktığında muhtemelen markanın pek çok hayranı geceden mağazaların önünde yatarak ve rekor uzunlukta kuyruklar oluşturarak 4-5-6-7 rakamlı telefonlarını değiştirmek isteyeceklerdir. Bu da ilk haftalarda hem ürün tedariği sıkıntısı, hem de buna bağlı ikincil piyasalarda fiyat yüksekliği gibi geçici sorunlar oluşturabilir. Çünkü yeni bir nesil çıktığında bırakın diğer markaların ürünlerini, eski iPhone’lar bile demode oluyorlar. Döviz bazında fiyatlandırıldıkları ve döviz de şu ara yüksek seyrettiği için teknoloji ürünlerinin fiyatlarının tavan yaptığı bir süreçteyken, hem büyük bir teknoloji hem de bir prestij göstergesi olan iPhone 8 için kullanıcılar bazı fedakarlıklarda bulunmak zorunda kalacaklar mı? Aslında akıllı ve sabırlı davranılarak daha uygun ödeme koşulları bulunabilir; ayrıca indirim kodu gibi fiyat düzenleyici dijital paraları kullanarak uygun fiyatlarla yeni bir iPhone sahibi olunabilir.

Öte yandan iPhone 8 fiyatları, 32GB, 64GB, 128GB ve 256GB şeklinde ifade edilen kapasite büyüklüklerine göre de değişiklik gösterecektir.

Piyasaya Ne Zaman Çıkıyor?

İşte burası spekülasyona açık. Çünkü Apple’dan su sızıyor, bilgi sızmıyor. Dolayısıyla bir takım tahminlerde bulunmak mümkün. Mesela iPhone’un resmi olmayan bir gelenek olarak yeni sezonlarda tanıtım yapmayı tercih ettiğini biliyoruz. İnsanların artık yaz tatili havasından çıkıp tekrar hayata odaklanmaya başladıklarını düşünecek olursak yaz sonu firma için oldukça mantıklı bir tarih denebilir. Yazın pek çok kişi tatil yörelerinde olduğundan olası bir lansman yeterli kişiye ulaşamayabilir. Dolayısıyla yazı sonbahara bağlayan tarihler uygun görülüyor. Bu tarihin en yakını da Eylül ayına denk geliyor. Geçtiğimiz yıl 7 Eylül’de yapılan tanıtım çalışmaları baz alınırsa, bu yıl da (iphone 8’in 8 rakamından esinlenerek) 8 Eylül tarihinde bir tanıtım programı gerçekleştirilmesini bekleyebiliriz. Yani ürünün piyasaya çıkış tarihi de bu tanıtım sürecinde belirlenecektir; ama en az 100.000.000 (evet yazıyla yüz milyon) kişinin alması beklenen bir ürünün satışa çıkma tarihini profesyoneller kılı kırk yararak belirleyeceklerdir, orası kesin.

Bizi Hangi Değişiklikler Bekliyor?

Apple’ın radikal bir değişim olarak OLED ekranlı katlanılabilir bir telefon tasarlamış olabileceği yayılan dedikodular arasında. iPhone 8 ve iPhone 8 Plus’ın yanında değişik bir iPhone 8 modeli çıkması da olası görünüyor. Ayrıca katlanabilir ekran teknolojisi sunulduğu takdirde, şimdiye kadarki en büyük ekran boyutu olan iPhone 7 Plus’tan daha büyük bir ekran ile de karşımıza çıkabilir.

Akıllı telefon piyasasında Apple’ın en büyük rakibinin Samsung olduğu da gün gibi ortada. Rekabet kalite doğurur felsefesi bu alanda da çalışıyor. Ekran çözünürlüğünde Samsung’un asla ulaşamayacağı bir kalite için kolları sıvayan Apple’ın bu yeni ürününde 2560×1440 olan Quad HD’den daha yüksek bir çözünürlüğe sahip olacağı gelen bilgiler arasında. Son ürün iPhone 7 ile kıyaslandığında -ki iPhone 7’nin ekran kalitesi de üst düzey bir seviyedeyken- çok daha üstün bir görüntü kalitesi kullanıcıların deneyimine sunulacak.

Ayrıca bütün akıllı telefonların en büyük donanım sorunlarından birisi olan batarya konusunda iPhone 8 iddialı olacak gibi görünüyor. Markanın son akıllı telefon ürünü olan iPhone 7 Plus’ın 2900 mAh enerji kapasitesi vardı. Bazı yetkililerin röportajları ve açıklamalarından çıkarılan sonuçlara göre, iPhone aynı boyutta bir bataryada daha fazla enerji depolamak için de, yeni yazılımlar geliştirmek için olduğu kadar özen göstermiş. Bu yönden en az 3000 mAh bir enerji kapasitesi beklenirken fazlasının bile mümkün olabileceği düşünülüyor. Bu da telefonun prestij ve estetik yönündeki artılarına bir de pratik avantaj ekliyor. Tam olarak nasıl bir bataryanın bizleri beklediği de ürün tanıtımına kadar spekülasyonlara açık kalacak konulardan bir tanesi.

3 Boyutlu Yüz Tarama Teknolojisi

OLED ekran teknolojisinin kullanılacağı yeni akıllı telefonda, parmak izi tarayıcısı ve 3 boyutlu yüz tarayıcısı özellikleri de bekleniyor. iPhone 8, yüksek ihtimalle çerçeveli bir tasarımla sunulacak. Ancak bu çok ince ve göz zevkini asla bozmayan bir çerçeve tasarımı olacak. Samsung’un çerçeveleri kaldırarak ekranı genişletme hamlelerine iPhone 8’in nasıl cevap vereceği de merak konusu.

Yeni iPhone 8 hakkında sızan bilgiler ve bazı söylentilerin ne derecede doğruyu yansıttığına ürünün tanıtımından sonra her meraklı kullanıcının tanık olacağı kesin olsa da, iPhone tutkunları sabırsızlıkla yeni haberler bekliyor. Özellikleri ne kadar gelişmiş veya yerinde saymış olursa olsun, satışların tavan yapacağı şimdiden kamuoyunda kendini gösteriyor. Türkiye piyasasında çok da cüzi fiyatlarda alıcısını bulacağını söyleyemesek de, indirim kodu ve farklı promosyonlar gibi fırsatlarla yeni iPhone’ununuza hesaplı yoldan kavuşmak mümkün olabilir.

Peki Bir iPhone Nasıl Daha Ucuza Alınır?

Yukarıda iPhone hakkında uzun uzun bilgiler verdikten sonra bu sorunun cevabını da kısaca verelim. Sorunun kısa cevabı: www.indirimkodu.com

Avrupa’da Türk İzleri: Mohaç Müzesi

Haberler

Avrupa’da Türk İzleri: Mohaç Müzesi için yorumlar kapalı

Tarih boyunca Dünya coğrafyası üzerinde çok geniş alanlara yayılmış olan Türkler’e ait izlere, bugün Çin’den Almanya’ya; Sibirya’dan Filipin Adaları’na kadar rastlanabiliyor. Ancak özellikle Avrupa’da çok daha köklü bir geçmişe tanık olmak mümkün.

Türkler’in Avrupa tarihi aslında Atilla’nın Avrupa Hun Devleti ile başlar. Ancak bu kıtada köklü izler ve kültür bırakmaya başlaması Osmanlı İmparatorluğu ile mümkün olmuştur. Bilecik’de kurulan beylik tüm dünyada söz sahibi olan bir imparatorluk olduktan 70 yıl sonra, genç bir padişah gözünü batıya dikti.

Kanuni Sultan Süleyman, babasından güçlü bir devlet miras almıştı. Yavuz Sultan Selim’in Kanuni Sultan Süleyman’a “dikensiz bir gül bahçesi” bıraktığı söylenir. Kanuni de, bu mirası en iyi şekilde değerlendirebilecek kapasiteye sahip yetenekli bir hükümdardır. Şimdi sıra, bu mirası daha da genişletmek ve cihan hakimiyeti misyonunda mutlu sona ulaşmaktır. Süleyman bin Selim Han’ın hedefi tekrar Kızıl Elma’dır. Sefer hazırlıkları başlar.

Dünyanın En Çabuk Meydan Muharebesi

Sultan Süleyman’ın ordusu Mohaç Ovası’na yaklaştı. Dönemin Macar Kralı Janos, sayıca az olmalarına rağmen güçlü süvari birliklerine güveniyordu. O yıllarda Macar süvarileri, büyük bir stratejik güçtü. (Attila’nın Hun Devleti’nin bir izi olarak Macar ordusunun süvari teknoloji ve tekniklerini örnek gösterebiliriz. Macarlar hala kendilerini Attila’nın mirasçısı olarak görürler.) İlk taarruzu Osmanlı ordusu yaptı. Macarlar bu taarruzu püskürttüler. Geri çekilen ordu onların iştahını kabartmıştı. Ancak unuttukları şey, savaş meydanında bir Türk geleneği olan hilal taktiğiydi. Bu taktikte, öncelikle bir birlik düşmana yalancı bir saldırı düzenler. Sonra yenilmiş gibi geri çekilip, düşmanı ok yağmurunun ortasına çekerlerdi. Tarihte bu şekilde sayısız zafer kazanan Türkler, bu sefer de aynı taktikle hareket ediyorlardı. Ancak bu sefer oktan çok daha ölümcül silahlara sahiplerdi. Geri çekilen Osmanlı birlikleri, tüm gücüyle saldıran Macar birliklerini tüfekli askerler ve ağır toplarla karşı karşıya getirdiler. Düşmanı püskürtmek için son bir taarruz yapıp şehirlerine kahraman olarak dönmeyi planlayan -ve deyim yerindeyse ilk taarruzu püskürttükten sonra rehavete kapılan- Macar birlikleri açık hedef olup imha edildiler. Bu savaş bazı kaynaklarda 2 saat, bazı kaynaklarda 1 buçuk saat olarak geçer. Ancak tarihin en kısa sonuçlanan meydan savaşı olduğu konusunda bütün kaynaklar hemfikirdir.

Mohaç Panoramik Müzesi

Günümüzde bu ovada bir panoramik müze kurulmuştur. İnternetten “Mohacs Memorial Park” şeklinde bir aramayla bazı görsellere ulaşabilirsiniz. Bu müze, bizim Çanakkale’miz veya Japonlar’ın Hiroshima’sı gibi milli bir olaydır Macarlar için. Ancak Çanakkale anıtları ve müzelerinin aksine, bu müze ders çıkarılması için kurulmuş bir eser. Ahşaptan yapılmış ve ovaya yayılmış onlarca heykel, bu savaşa dair mesajlar veriyor. Bir daha böylesine büyük bir hata ve yenilgiye maruz kalmamak için neler yapılması gerektiği anlatılıyor.

Mohaç’tan mı Geliyorsun?

O günlerden bu günlere ulaşmış bir de Macar deyimi vardır. Tıpkı bizdeki “Karadeniz’de gemilerin mi battı?” -muhtemelen 1700’lü yıllarda Ruslar’ın sürekli Osmanlı donanması yakması sonucu çıkan bir deyim- gibi, suratı asık üzgün görünen bir Macar’a “Mohaç’dan mı geliyorsun?” diye sorulabiliyor.

Mohaç Memorial Park’da, Budapeşte Müzesi’nde, British Museum’da ve daha birçok Avrupa arkeolojik müzelerinde Türkler’in ayak izlerine rastlamak mümkün. Türk tarihinin bu kadar yayılması, geçmişini öğrenmek isteyen tarih tutkunları için ayrıca gezme ve kültür tanıma bahanesi oluveriyor. Üstelik birçok seyahat firması, dönem dönem yurt dışı yolculuklar için indirim kolaylığı sağlayabiliyor. Hatta indirim kodu kullanarak alabileceğiniz turlar sayesinde daha uygun fiyatlarla tarihi keşfe çıkmak mümkün. Yeter ki içinizdeki kaşife izin verin, o bir yolunu bulup zaten sizi yönlendirir.

Başkentleri Türkiye’de Bulunan 8 Büyük Devlet

Haberler

Başkentleri Türkiye’de Bulunan 8 Büyük Devlet için yorumlar kapalı

Bu yaz tatile çıkacaksanız Avrupa’da 8 büyük başkente uğrayana kadar Anadolu’daki 8 büyük başkenti gezin. Her adımında tarihe tanıklık edeceğiniz bu medeniyetler beşiği vatanımız, bakın hangi başkentlere yuva olmuş; hangi uygarlık ülkemizin hangi köşesinde kurulup ışığıyla tüm dünyayı aydınlatmış.

1- Hitit Devleti: Hattuşa / Çorum

Hitit İmparatorluğu Anadolu’da kurulmuş en eski devlettir. Kuzeyde Kızılırmak’tan güneyde Lübnan’a kadar uzanan devlet, İç Anadolu bölgesinde kurulmuş ve Ege ile Doğu Anadolu bölgelerine kadar genişlemiştir. Başkenti Hattuşa’dır ve Hattuşa antik kenti, günümüzde Çorum şehri sınırları içinde bulunmaktadır.

Hitit devletini tarih sayfalarında en önemli kılan olay Kadeş Savaşı’dır. Yazının Sümerler tarafından icat edildiği bilinmekle birlikte, tarihteki ilk yazılı antlaşma Hititler ve Mısır arasında gerçekleşmiştir. Mısır firavunu Ramses Orta Doğu’nun zenginliklerine gözünü dikmiş ve Hititler de bu bölgede güçlenmeye başlamışlarken, Suriye sınırları içinde bulunan Kadeş kentinin yakınlarında bir savaşa tutuşmuşlardır. Mısır’ın taarruz, Hititler’in müdafaa konumunda olduğu savaş Hititler’in galibiyetiyle sonlanmış ve taraflar tarihin ilk yazılı anlaşması olan Kadeş Antlaşması’nı yapmışlardır.

2- Lidya Devleti: Sardis / Manisa

Anadolu’nun batısında kurulmuş bir antik dönem uygarlığıdır. Ege bölgesi merkezli olan Lidya devleti, eski Yunan izleri taşıyan bir devletti. Başkenti Sardis (Sard), günümüz Manisa sınırları içinde yer almaktadır.

Eşsiz doğası, Ege Denizi’nden gelen ticaret rüzgarı ve üzerinde bulunduğu Kral Yolu bu ülkeyi zenginleştiren etkenlerdi. Ticaretin bu kadar canlı olduğu bir devlette ise artık ekonomik olarak yeni bir atılım gerekmişti. Bu durum da Lidya Devleti’nin insanlığa en büyük katkısı olan parayı icat etmiş olmalarını sağladı. İlk paranın MÖ 6. yüzyılda bu şehirde basılmış olması Lidya’yı iyice zenginleştirmişti ve dönemin efsanevi kralı Krezüs, Karun olarak anılmıştı. Öte yandan tarihte hiç bir şeyin sonsuza kadar sürmediğini bir göstergesi olarak bu kadar zenginleşen bir devlet bile, güçlü Aşamenid Hanedanı’nın hüküm sürdüğü Pers İmparatorluğu’nun istilasından kurtulamamıştır.

3 – Urartular: Tuşpa / Van

Anadolu’nun demirci gücü Urartular, Doğu Anadolu Bölgesi’nde kurulmuş bir antik uygarlıktır. Lidyalılar ve Hititler gibi tarihte çok büyük devrimler yapmış bir devlet olmamışlardır; ancak askeri anlamda gelişmiş stratejilere sahiplerdir. Dönemin bölgesel süper gücü Asur İmparatorluğu’na karşı birçok kez savunma savaşı yapmışlardır. Dağlık coğrafyanın kendilerine doğal olarak hediye ettiği avantajı iyi kullanmayı bildikleri gibi, madencilikte de oldukça gelişmişlerdir. Altın, bakır ve demir gibi metal madenleri işlemekte ustalaşmışlar ve ticari gelirlerini bunlardan elde etmişlerdir. Geride bıraktıkları değerli eserlerin bir bölümü Van ve çevresinde diğer bölümü ise İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilenirken, dönemin ihtişamını açıkça gözler önüne sermektedir.

4 – Frigya: Gordion / Ankara

Frigler, Anadolu topraklarına Trakya’dan göç ettikleri bilinen bir millettir. Günümüzde Ankara-Polatlı sınırları içinde bulunan başkentleri Gordion, adını Kral Gordias’dan almıştır.

Frigya dendiğinde akla ilk gelen hikaye Kral Midas efsanesidir. Bu efsaneye göre, Frig halkının çok sevdiği ve Frigya’ya altın çağını yaşatan Kral Midas’ın dokunduğu her şey altına dönüşmektedir. Ayrıca kötü müzik zevkinden dolayı da bir büyücü tarafından kulakları eşek kulağına dönüştürülmüştür. Bu efsaneler abartı olsa da, onun döneminde Frigya Devleti sadece zenginliğiyle değil, teknoloji ve kültür alanında da hayran olunacak bir seviyedeydi.

5 – Pontus Krallığı: Amasya / Sinop / Trabzon

Pontus kelimesi, akla ilk olarak bir Rum devleti çağrıştırsa da durum tam olarak öyle değil. Antik Pontus Krallığı, adını coğrafi bir bölge olan Pontus’dan alır. Pontus ya da Pont Euxin, Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz ve Kırım bölgelerinin coğrafi adıdır. Büyük İskender’in Pers İmparatorluğu’nu yıkıp bölgeyi hakimiyeti altına almasından sonra isyan edip Ilgaz Dağı çevresinde sınırlarını genişleten Mithridates, Amasya’yı başkent yapmıştır. Daha sonraları aynı hanedan, bir Yunan şehir devleti olan Sinop’u fethettikten sonra burayı başkent yaptı.

Pontus Rum İmparatorluğu ise, Anadolu’daki Türk hakimiyetiyle birlikte Bizans ana karasından ayrılmış Rum yöneticilerin bağımsızlaşmasıyla ortaya çıkar. Trabzon Rum İmparatorluğu olarak da bilinen devlet, Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

6 – Bizans İmparatorluğu: Konstantinapolis

Kavimler göçüyle birlikte Orta Doğu ve Avrupa’daki demografik yapının değişmesi, ve güç dengelerinin alt üst olmasıyla birlikte büyük Roma İmparatorluğu için zor günler başlamıştı. Üç kıtada hüküm süren Roma İmparatorluğu, bu zor günleri atlatamayıp Doğu Roma ve Roma olarak ikiye bölündü. Doğu Roma’nın başkenti tarih boyunca dört farklı şekilde anılacaktı: Byzantion, Konstantinopolis, Kostantiniyye ve İstanbul.

Balkanlar, Anadolu, Orta Doğu ve Kuzey Doğu Afrika’da hüküm sürmüş bu devlet, tarihe birçok önemli mimari eser kazandırmıştır. Ayasofya Katedrali bunların içinde en önemlisidir. Osmanlı Devleti’nin hem askeri hem mimari hem de ticari açıdan gelişmesinde Bizans’ın mirasının önemli bir payı vardır. Orta Çağ’ın sonlarında iyice güçten düşen Bizans İmparatorluğu, Yunanistan, Bulgaristan ve Marmara Bölgesi’ne kadar çekilmek zorunda kalmıştı. Doğusunda güçlü Türk-İslam devletleri, batısında Katolik devletler varken gücünü yitirdikçe yalnızlaşmıştı. Altın Boynuz, Prens Adaları, Kalkedon, İstanbul Surları, Kapalı Çarşı, Dikilitaşlar, Forumlar, Saraylar ve Büyük Hipodrom ile anılan Bizans dönemi başkenti 1453 yılında kapılarını Türklere açtığında bir çağ bitip bir diğeri başlıyordu.

7 – Anadolu Selçuklu Devleti: Konya

Süleyman Şah’ın Anadolu’da iyice güçlenmesi ve Bizans’a karşı olan mücadelenin daha yakın bir merkezden yönetilmesini gerekli gördüğü için; Malazgirt zaferinden 6 yıl sonra Anadolu Selçuklu Devleti’nin bağımsızlığını ilan etti. Konya merkezli daha iyi teşkilatlanmış bir devlet kurma yolunda adımları attı. Bizans’a karşı Anadolu hakimiyeti için verilen mücadelelerden biri olan Miryokefalon Savaşı sonunda, Türkler’in Anadolu’dan atılamayacağını herkese kanıtlayan ilk devlet olmuştur.

Anadolu Selçuklu Devleti, Alâeddin Keykubat döneminde en parlak dönemini yaşadığı kabul edildiği gibi, aynı hükümdarın önderliğinde Moğollar’a karşı direnememiş ve parçalanmıştır. Ticari yönden gelişmiş ve zengin bir devlet olan Anadolu Selçukluları, Orta Asya ve İslam devlet geleneklerini harmanlamış ve Anadolu coğrafyasına göre de revize ederek; Osmanlı Devleti’ne kusursuz bir devlet geleneğini miras bırakmışlardır.

8 – Osmanlı İmparatorluğu: Söğüt / Bursa / Edirne / İstanbul

Dünya tarihine en çok etki eden Türkiye merkezli devletlerin başında Osmanlı İmparatorluğu gelir. İmparatorluk çağlar boyunca ayakta durmuş, Orta Çağ’ın bitip Yeni Çağ’ın başlamasına doğrudan etki etmiştir. Bu büyük imparatorluğun temellerini atan beylik 1299’da Söğüt’te kuruldu. Bizans sınırında bulunan Osmanoğulları Beyliği, kısa sürede topraklarını batıya doğru genişletti. Orhan Gazi döneminde Bursa’nın alınması ve teşkilatlanmaların geliştirilmesiyle birlikte beylik, devlete dönüştü. Bursa başkent yapıldı. İlk para Orhan Gazi döneminde basıldı. Osmanlı’nın asıl hedefi, hadis-i şerifle müjdelenen Konstantinapolis’in fethiydi. Bunun için önce Balkanlar’ın Osmanlı’ya katılması gerekti ve Osmanlı Devleti, Tuna Nehri’ne kadar ilerledi. Mücadelenin batıyla olmasından dolayı, başkent bu dönemde Edirne’ye taşındı. İstanbul’un fethine kadar Osmanlı Devleti’nin başkenti Edirne oldu. İstanbul’un fethiyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanına kadar imparatorluğun başkenti üç kıtaya hükmetti. Onaltıncı yüzyılda altın çağını yaşayan Osmanlılar, doğal sınırlarına dayandıktan sonra güçten kaybetmeye başladılar ve yirminci yüzyıl geldiğinde kılıç, ok ve yayla kurulmuş bir devlet; uçaklar, zırhlı gemiler, makineli tüfeklerle yıkıldı. Böylece, Osmanlı İmparatorluğu da tarihteki yerini almış oldu.

Bu 8 büyük devletin dışında Anadolu’da varlığını sürdürmüş onlarca küçük ve orta çaplı devletin parmak izleri hala mevcut. Türkiye, dünyanın en zengin tarihe sahip coğrafyalarından birisi. Bu ülkede görülmeyi, öğrenilmeyi bekleyen birçok medeniyet var. Yani hazır tatil dönemi gelmişken boş oturmak yerine -hem bütün cep telefonlarında da birer fotoğraf makinesi varken- ülkemizi gezmek en güzel alternatif. Tabii ki tatilin ekonomik bir yönü de var ve masrafları düşününce tatile çıkıp şehir şehir gezmek insanın gözünde büyüyebiliyor. Aslında bu maddi açıdan o kadar da zor bir şey değil: Alışverişi internetten yapıp, indirim kodu kullanarak ucuza getirebileceğiniz rezervasyonlarla, beklediğinizden çok daha düşük maliyetlerle tarihi keşfe çıkabilirsiniz. Yeter ki siz valizi hazırlayın; gerisini indirim kodlarına bırakın.

İndirim Kodu Mekanizması Nasıl Çalışır?

Haberler

İndirim Kodu Mekanizması Nasıl Çalışır? için yorumlar kapalı

Eski bir Kızılderili atasözü “en uzağa giden ok en gerilmiş yaydan çıkar” der. Yani alışverişe çıkıp -mesela- bir gömlek mi alacaksınız; demek ki gömlek konusunu ne kadar incelerseniz o kadar başarılı bir alışveriş yapar, hatta belki de alışverişi bir gömlek fiyatına iki gömlekle bitirirsiniz. Eski bir Türk atasözü ise “evdeki hesap çarşıya uymaz” der ya; işte onu unutun; o atasözü toprak oldu.

Evdeki Hesap Dijitale Uyar

Dünyada ilk kez 1965 yılında iki bilgisayar birbiriyle “Arpanet” denen bir ağ üzerinden haberleşti. 1994 yılına gelindiğinde Arpanet’in adı “İnternet” olarak değişmiş ve o yıl ilk kez piyasaya çıkan Netscape tarayıcısı sayesinde iki yerine binlerce bilgisayar bu dijital ağa bağlanmıştı. O sıralarda haber okumak ve e-posta göndermek amacıyla kullanılan bu ağda yavaş yavaş internet mağazaları da katılmaya başladı. 5 Temmuz 1994’te Amazon kurulmuş; onu 3 Eylül 1995’te kurulan Ebay izlemişti. Ardından diğer mağazalar da öylesine büyük bir hızla açılmaya başlandı ki İnternet’te bir yerden bir yere gidebilmek için 4 Eylül 1998’de Google denen arama motorunun açılması gerekti. Artık İnternet işlek bir ana cadde idi ve bu cadde üzerindeki arsalar teker teker mağaza vitrini haline geliyordu.

Neden gelmesindi ki? Çünkü online mağaza açınca kira masrafı yoktu. Vitrin tasarımcısı, stok maliyeti, kasiyerlerin sendikası, gece bekçisi, akşam mağazayı kapatma gereği gibi tuğla ve çimentodan yapılma mağazaların dertleri bir anda sona eriyordu. O halde insanları artık bu çevrimiçi mağazalara oluk oluk çekmek için bir çare bulunmalıydı. O çare tak diye bulundu: 27 Ekim 2006’da dünyanın en büyük indirim kodu sitesi Retailmenot açıldı. Artık insanlar dijital bir kod vasıtasıyla alışverişlerini daha da ucuza getirebilecekti. Bu koda “indirim kodu” (discount code) adı verildi.

Mağazalar Açısından İndirim Kodları

İndirim koduna ne gerek var diye düşünebilirsiniz; ama çok gerek var. Düşünün ki bir mağazasınız. Mesela Dell Bilgisayar’sınız ve hem pek çok kendi mağazanız; hem de pek çok acenteniz var. Bunlara ek olarak internet üzerinden de satış yapıyorsunuz. Yani günümüzde 360 derece satış denen çok kanaldan satış yapmaktasınız. Dolayısıyla fiyatlarınız her kanalınızda aynı olmalı. Ama kazın ayağı öyle değil. Çünkü internette öyle bir rekabet var ki, fiyatlarınızı mağazalarınızda aynı tutarken internet üzerinden %20 indirmeniz gerekiyor; aksi takdirde satış yapmanız imkansız. O halde bunun tek çözümü var: İnternete özel indirim kodu vermek.

Yani fiyatınızı mağazalarınızda fiks tutarken, internet sitenize gelen trafiği de eli boş göndermemenin tek yolu, kullanıcılarınıza indirim kuponu, kupon kodu veya hediye çeki gibi isimler altında ücretsiz dijital kodlar göndermektir. Bu sayede hem acentelerinizi kızdırmaz; hem mağazalarınızda satış yapmaya devam eder; hem de online rekabette pahalı kalmaz ve çatır çatır satış yapabilmeye devam edersiniz.

Müşteri Açısından İndirim Kodları

Biz alışveriş yapanlar tarafından bakıldığında ise, indirim kuponları her gün e-postamıza gelen; veya bir online mağazaya girdiğimizde karşımıza çıkan; veya sosyal medyada sağa sola çoğu kez gereksizce uçuşan kodcuklardır. Ama bu kodların anarşik bir şekilde sağda solda uçuşuyor olması, bize Murphy’nin 32 numaralı kanununu hatırlatır: “Ne zaman bir şeye ihtiyacınız yoksa o şey vardır; ama ne zaman o şeye ihtiyacınız varsa o şeyi ara ki bulasın.” Dolayısıyla bu tip durumlar için indirimkodu.com gibi siteler oturup sabahtan akşama kadar tüm indirim kodlarını toplarlar ve kolayca kullanılabilmeleri için bunları tasnif edip yayınlarlar. Dolayısıyla bir alışverişte indirim gerektiğinde e-postamıza veya sosyal medyaya veya arama motorlarına bakmak yerine, hemen bu tip indirim kodu sitelerine gireriz ve aradığımız kodu saniyeler içinde bulup alışverişi ucuzlatırız.

İndirim Kodu Siteleri Nasıl Çalışır?

Her türlü içerik sitesi gibi kupon kodu siteleri bilginin bir araya getirilip sunulması hizmetini verirler. Dolayısıyla her gün metodik olarak binlerce farklı kaynaktan toplanan bilgiler, bu tip sitelerde bir taraftan mağaza adı altında; diğer taraftan da kategori çeşitlemesi altında sıralanır. Mesela N11’den bir kod geldi diyelim: “Küçük ev aletleri kategorisinden yapılacak 100TL alışverişte geçerli %11 indirim kodu: evaletleri11” şeklindeki bilgiyi site editörleri ham halde bulurlar. Bunu sitelerine girerken “N11 %11 indirim kuponu” gibi bir başlık; o başlığın altında açıklayıcı bir içerik ile normal bir yazı haline getirdikten sonra; kategori seçimini “Küçük Ev Aletleri” ve mağaza seçimini “N11” yaptıktan sonra bu yazıyı yayına alırlar. Genellikle WordPress veya benzeri bir içerik yönetim sistemi olan bu sitelerde bu kod yayınlanır yayınlanmaz N11 (mağaza sayfası) ve Küçük Ev Aletleri (kategori sayfası) altında listelenmiş olur. Bu sayede N11 indirim kodu arayanlar o mağazaya özel sayfaya ulaştıklarında tüm ilgili kodları alt alta sıralanmış olarak bulurlar ve böylece çok basit bir iki tıkla bu kodu ücretsiz olarak alıp kullanabilirler.

Peki İndirim Kodu Siteleri Nasıl Para Kazanır?

Güzel soru. “Eğer internet bedavaysa, internet siteleri nasıl para kazanır?” Mesela Google’da arama yapmak bedavadır. Facebook, Twitter, Instagram veya Pinterest üzerinden arkadaşlarımızla sohbet ederken hiç para ödemeyiz. Hürriyet, Milliyet, Sabah, Cumhuriyet bayilerde parayla satılırken internetten bedava okunabilir. O halde üzerinde “bedava” etiketi olan bu siteler nasıl para kazanıyor diye düşündüğümüzde “reklam” cevabına ulaşıyoruz. Çünkü internet bizim için oyun oynadığımız, alışveriş yaptığımız, gazete okuyup arkadaşlarımızla sohbet ettiğimiz yepyeni bir dünya iken, pek çok marka için burası yepyeni bir reklam mecrasıdır. Yani bu siteler internet üzerinden reklam yaparak para kazanmakta; daha çok fayda yaratıp daha çok tıklandıkça daha fazla para kazanabilmektedir. Eğer bir internet sitesi internette faydalı bir iş yapıyorsa ona takılan madalyanın adı “reklam geliri” şeklindedir. Bu sayede o site, çalışanlarının maaşını, ofis giderlerini ve diğer şirket masraflarını öder ve daha fazla fayda yaratmak için çalışmalarına aynı hızla ve hazla devam eder.

İndirimsiz Alacak Kadar Zengin Değilim

İnternetten alışverişin en güzel tarafı, hem çok çeşit olması; hem de gerçek hayatta dükkanlara gir-çık yaparak belki de günler sürecek kıyaslamaları dakikalar içinde halledebiliyor olmamız. Her şeyi bir arada buluyor ve kolayca kıyaslıyoruz; böylece ihtiyacımız olan ürünü en uygun fiyata almaya çalışıyoruz. Ama İnternet’in “devrim” niteliğindeki asıl özelliği hiç kuşkusuz indirim kodları. İnternetten önce var olmayan bu dijital kodların arkasındaki mekanizma, online mağazaların daha ucuz olmasını sağlamak üzere hayata geçirilmiş. Dolayısıyla online alışverişi göz ardı etmeyelim. Hem kendimiz kullanalım, hem de bilmeyenlere anlatalım. İndirim kodu olmadan da kesinlikle alışveriş yapmayalım.

Wolverine Pençeleri Logan ve İndirim Kodları

Kampanyalar

Wolverine Pençeleri Logan ve İndirim Kodları için yorumlar kapalı

Yılın merakla beklenen Marvel çıkarmalarından biri olan Logan bu hafta vizyona girdi. Deadpool ile birlikte daha sert bir tona kavuşan Marvel sinematik evreni adına bir başka zafer olan Logan, çizgi seride Secret Wars döneminde meydana gelen olayların önemli bir kısmıyla da dirsek temasında bulunan “Old Man Logan” serisinin son derece serbest bir uyarlaması olma özelliğine de sahip!

logan-wolverine-3-mart

Yaklaşık 17 yıldır Wolverine suretinde perdeye endam buyuran ve serinin pek çok takipçisinin kolektif hafızasındaki karakterle birebir özdeşleşen Hugh Jackman, Logan ile birlikte karaktere veda ediyor ama ne veda! Bu zamana kadar sinematik kalitesi adım adım artan Marvel’in bu son bombası; hem beyazperdede hem de beyazcamda daha nitelikli uyarlamalar izleyeceğimizin sinyallerini veriyor adeta!

Özellikle son birkaç yıldır hem perdede, hem de televizyon ekranlarında izlediğimiz Marvel uyarlamalarının farklı kitleleri pozitif etkilediği aşikar. Yani “Guardians of the Galaxy” ile birlikte esneklik kazanmaya başlayan Marvel cephesi Deadpool ile birlikte de aradığı kanı da bulmuş oldu. Tabii ki Netflix’te boy gösteren Jessica Jones, Luke Cage, Legion ve özellikle Daredevil gibi serilerle birlikte sinematik evrenin kalitesi de bir tık yükseldi.

Old Man Logan ise, aslında çizgi seride öykü evreni adına pek çok kilit “an” barındırmakla birlikte Marvel’in en kişisel öykülerinden birine ev sahipliği yapıyordu! Serinin takipçileri; Logan filminin fragmanını gördüklerinde etkileyici olmakla birlikte zayıf bir uyarlama olacağını düşünmüş olsalar da, uyarlamanın hangi temelden hareket ettiği gün yüzüne çıktıkça kendilerinin çok daha çarpıcı bir versiyona hazırlamışlardı.

Logan, Marvel bünyesinde büyüyüp semirerek beyazperdeye fırlatılmış en karanlık ve en sert uyarlama. Biraz kaba bir tabirle Marvel sinematik evreninin Children of Men’e (ya da Last Of Us’a) evirilmiş hali diyebiliriz Logan için. Post apokaliptik bir öykünün servis edildiği filmde yaklaşık 25 yıldır hiçbir yeni mutant dünyaya gelmemiş. Bununla birlikte dünya çökmüş; Logan ise çöküşün ardından tamamen yorulmuş ve yılmış. Bilgeliği ile nam salan Charles Xavier ise artık mental yetilerini yitirmiş.

X-Men serisinin iki önemli kare asını bu kadar karanlık bir şablonda ve bu kadar çaresiz bir biçimde görebilmemiz adına Logan, sadece Marvel cenahının değil, belki de son yılların en cesur blockbuster’ı olma özelliği taşıyor. Dolgun bütçesine rağmen, sanki bağımsız bir yönetmenin ellerinden çıkmış izlenimi yaratmasının en önemli sebebi de bu cesaret elbette!

Logan, yeni ortaya çıkan bir mutant çocuğu; mutant türünün huzur içerisinde yaşadığına inanılan gizli bir yerleşim yerine götürme görevini üstlenmek suretiyle şöminenin alevini harlıyor. Bu noktadan itibaren de pençelerine hakim olduğu melankolik günleri de yavaş yavaş geride kalmaya başlıyor! Wolverine karakterinin bu son ve karanlık macerası ile birlikte; Marvel sinematik evreni için de bambaşka bir kapı aralanmış olacak gibi görünüyor.

Filme gelen ilk yorumlar fazlasıyla olumlu ve ileride çok daha sert çizgi uyarlamalar izleyeceğimizin de sinyallerini veriyor. Hugh Jackman’ın hırpaniliği ile izleyiciyi etkilediği muhteşem sanat ve görüntü yönetimiyle de tüm beklentileri karşılayan film; bu yılın yüz akı örneklerinden biri gibi duruyor.

Peki şimdi sadede gelelim: Logan’ın mücadelesini daha keyifli kılmak, ve serinin bu en etkileyici halkasının coşkusunu sevdikleriniz ile paylaşabilmek için siz de indirim kodlarından yararlanmaya ne dersiniz? Peki Sinemia diye bir keşifle bu keyfi taçlandırmak nasıl fikir? Eğer yanıtınız Evet ise “Sinemia” adresine bir gidip bakın ve 2 bilet fiyatına 1 ay boyunca nasıl 20-30 film izleyebileceğinizi öğrenin. Ardından da gelin indirimkodu.com’a ve Sinemia için değişik oranlardaki indirim kodları arasından size en uygun olanını seçin; ve Logan’ın bu son filmini çok daha keyifli bir hale getirin.

Tüm mutant dostlarına şimdiden iyi seyirler!

Dünyanın Tüm Havaalanlarının Bedava Wifi Kodları

Fırsatlar

Dünyanın Tüm Havaalanlarının Bedava Wifi Kodları için yorumlar kapalı

Sitemiz indirimkodu.com sadece indirim kodu veriyor diye düşünürseniz yanılabilirsiniz. Çünkü “kod” dediğiniz şey bir “şifre” ve biz bedava kodlar veriyoruz; ama bu bedava kodlar sadece alışverişte kullanılmıyor.

Mesela havaalanında uçak beklerken sıkıldınız, internete gireceksiniz; o halde internet şifresi/kodu lazım. İşte bu kodlar da bizim ilgi alanımızda, zira “ücretli bir şeyi bedava yapmamızı sağlayan kodlar” çok lezzetli şeylerdir. Hele bunları hazine bulur gibi toplu halde bulunca akşam rüyanıza bile girebilir.

Eğer siz de aynı fikirdeyseniz, şimdi önce size İstanbul’un 2 havaalanı için toplamda 10 farklı kod verelim -hepsi bugün itibarıyla geçerli ve kullanılabilir durumda- daha sonra da bunları nereden bulduğumuzu açıklayalım ki siz de gidin ve kodları en güncel şekliyle kullanın.

İstanbul Havaalanlarındaki Bedava Wifi Kodları:

A) İstanbul Ataturk Havalimanı:
1. Toss Cafe, wifi şifresi: atahava2012
2. Palmiye Turizm, wifi şifresi: phone-card
3. PrimeClass Lounge, wifi şifresi: Lounge2015
4. HSBC Premier Lounge, network adı: BTA_Guest kullanıcı adı: BTA9 şifre: STARWARS
5. Eat & Go, 501-504 kapılar, network adı: “Eat&Go 500BG” wifi şifresi: istanbul4
6. Skyteam Lounge, network: eatandgo, wifi şifresi: istanbul1
7. Skyteam Lounge, network: eatandGo2, wifi şifresi: istanbul2
8. Takeoff Cafe; network adı: takeoff, wifi şifresi: cafe1986
9. THY CIP Lounge, network: TKLounge, kullanıcı: TK, şifre: LOUNGE15JUL

B) Sabiha Gokcen Havalimanı:
10. THY CIP Lounge, network: thy, şifresi: investinTurkey

havaalani-wifi-sifreleri-anil-polat

Şimdi gelelim işin kaynağına:

Her ne kadar bu bilgiyi biz ingilizce kaynaklardan bulduysak da, bu derlemeyi yapan ve sürekli güncelleyen kişi bir Türk. İsmi Anıl Polat. Kendisi yoğun şekilde uçakla seyahat ettiği için insanların hava alanlarında sıkılmasını önlemek istemiş ve önce hobi olarak başlattığı bu uğraşını daha sonra bir internet sitesi, ardından da bir uygulama haline getirmiş. Üstelik sadece İstanbul ile yetinmemiş, gittiği her yerden bedava wifi kodu toplar ve yayınlar olmuş; hatta koleksiyon büyüdükçe bir adım daha ileri gidip başkalarının da kendisine gönderdiği kodları sitesinde ve uygulamasında paylaşmaya başlamış ve ortaya çok yararlı olduğuna inandığımız bir bilgi dağarcığı çıkmış. İnternetten Anıl Polat diye ararsanız bu kodların en güncel şeklini bulup kullanabilirsiniz.

Beyaz Eşya Seçiminde Bunlara Dikkat!

Haberler, İndirimler

Beyaz Eşya Seçiminde Bunlara Dikkat! için yorumlar kapalı

beyaz-esya-indirimkoduBeyaz eşyalar bir evin olmazsa olmazları. Özellikle son dönemlerde bir hayli gelişen ve birçok işleve sahip olan beyaz eşyalar her konuda en büyük yardımcılardan biridir. Ancak beyaz eşya alırken fiyatına ya da görünüşüne bakmak yerine daha detaylı bir inceleme yapmak gerekmekte. hem yeni evlenen çiftlerin hem de beyaz eşyalarını yenilemek isteyenlerin beyaz eşya seçerken nelere dikkat etmeleri gerektiğini sizler için derledik;

Beyaz Eşya Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

– Beyaz eşyaları koyacağınız alanı belirlemeniz ve ona göre beyaz eşya seçimi yapmanız gerekmektedir. eğer dar bir alnınız varsa bu alana uygun boyutlardaki beyaz eşyalar işinizi görecektir. Eğer dar bir alanınız varsa mutlaka beyaz rengi tercih etmelisiniz. Beyaz renkli eşyalar evinizi daha küçük göstermeyecektir.
– Kişisel ihtiyaçları mutlaka göz önünde bulundurmalısınız. İki kişilik bir ailenin buzdolabı kapasite ihtiyacı ile kalabalık bir ailenin ihtiyacı aynı olmayacaktır. Buna göre daha çok gıda alabilecek buzdolabı veya daha fazla kiloda çamaşır yıkayabilecek çamaşır makinesi tercih edilmelidir.
– Kullanışlı beyaz eşyalar her zaman işinizi kolaylaştıracaktır. Raflar ve kişiselleştirme fonksiyonları beyaz eşyalar için önemlidir.
– Beyaz eşyaların alırken elektrik tasarrufuna da dikkat etmekte fayda vardır. Daha az elektrik harcayan beyaz eşyalar faturalarınızın çok fazla gelmesini engelleyecektir.
– Beyaz eşyaların garanti şartları da çok önemlidir. Mümkünse servisi iyi olan ve müşteriyle ilgilenen firmaların ürünlerini seçmeye gayret edin.
– Herhangi bir elektrik kesintisinde buzdolabınız ile alakalı sorun yaşamamak için saklama süresine dikkat etmeniz önemlidir.

İndirimkodu.com Önerisi!

En kaliteli beyaz eşyaların indirim kodlarını bulabileceğiniz Teknosa mağazası için buraya,
Beyaz eşya seçiminde en doğru seçimi yapabileceğiniz Vestel mağazası için buraya tıklayınız.

Sandalet Nasıl Kombinlenmeli? – 2016 Yaz Modası

Haberler, İndirimler

Sandalet Nasıl Kombinlenmeli? – 2016 Yaz Modası için yorumlar kapalı

sandalet-kombin-indirimkoduYaz aylarında en çok kullanılan ayakkabı modellerinden biri olan sandaletler hem çok rahat hem de bol çeşitli modelleriyle her kıyafetin altına kolaylıkla uyum sağlayabilme potansiyeline sahip. Şortların ve elbiselerin vazgeçilmezi olan sandaletler çoğu zaman yanlış kombin kurbanı olmakta. Bu yazımızda sizler için sandaletlerin nasıl ve ne ile kombin yapılması gerektiğine değinmek istedik;

Sandalet ve Etek Kombini

Sandeletler her boyda etekle çok güzel bir ikili oluşturmaktadır. Özellikle bilekte biten salaş etekler sandaletler ile çok iyi bir uyum yakalamaktadır. Aynı şekilde mini etekler de bu kombinde kullanılabilir. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta sandaletin etek ile olan renk uyumudur. Beyaz bir eteğin altına kahverengi tonlarında giyilecek bir sandalet çok hoş duracaktır. Aynı şekilde kot bir etekle de daha canlı renkli veya boncuk işlemeli bir sandaletin uyumu güzel görünecektir.

Sandalet ve Şort Kombini

Yaz aylarında çok sık kullanılan sandaletler şortlarla da çok güzel durmaktadır. Özellikle kot şortların en iyi arkadaşlarıdır diyebiliriz. Şort kombinlerinden sandalet kullanacaksanız biraz daha yüksek topuklu ve canlı renkli sandaletleri tercih edebilirsiniz. Ten rengi veya beyaz renkli sandaletler kombininiz ile uyum yakalamakta zorlanabilir.

Sandalet ve Elbise Kombini

Uçuş uçuş elbiseler yaz aylarının en sevilen parçalarından biridir. Elbiseleri topuklu ayakkabılarla kombinleyebildiğimiz gibi düz tabanlı sandaletlerle de kombinleyebiliriz. Özellikle beyaz askılı ve salaş elbiseler kahve tonlarındaki sandaletlerle çok güzel uyum yakalarlar. Gladyatör sandaletler de elbiselerin altına giyilebilecek en güzel sandalet modellerinden biridir.

İndirimkodu.com Önerisi!

En güzel ayakkabı modellerini en indirimli fiyatlarla bulabileceğiniz DESA mağazası için şuraya,
Farklı ayakkabı modelleri ve uygun fiyatlarıyla sizi cezbedecek olan Hotiç mağazası için şuraya tıklayınız.

Beyaz Spor Ayakkabı – 2016 Yaz Modası Dosyası

Haberler, İndirimler

Beyaz Spor Ayakkabı – 2016 Yaz Modası Dosyası için yorumlar kapalı

Gün geçmiyor ki her sezon başka bir moda karşımıza çıkıp bizi şaşırtmasın. Bu senenin modası da şüphesiz şimdilerde her yerde görmeye başladığınız beyaz spor ayakkabılar olacak. Bu nedenle bizce hiç düşünmeden bir tane beyaz spor ayakkabı edinmelisiniz. Ancak beyaz spor ayakkabı aldınız, ancak nasıl kombinleyeceğinizi bilmiyorsanız o zaman yazımızı okumaya devam edebilirsiniz…

Beyaz spor ayakkabı çok dikkat çekici bir aksesuar olmakla beraber rengi dolayısıyla çok çabuk kirlenebilen bir yapıya sahip. Bu nedenle de yaz aylarının yağmurlu günlerinde beyaz spor ayakkabı yerine başka bir ayakkabı tercih etmelisiniz. Aksi halde ilk günkü gibi bir beyaz ayakkabınız olmayacağı gibi onu temizlemek de çok zahmetli olacaktır. Gelelim kombinlere;

Jeanin Altına Beyaz Spor Ayakkabı

Spor ayakkabının en çok yakıştığı kombinlerden birinin jean olduğu aklınıza gelmiştir. Ancak beyaz spor ayakkabıları klasik bir jean altına giymemelisiniz. Yırtık, bilekte biten veya dar bilekte biten jean kombinlerinizde beyaz spor ayakkabı adeta yıldız olacaktır.

blog1

Elbise İle Beyaz Spor Ayakkabı

Evet yanlış duymadınız. Jen pantolonlar tamam ama elbise de nereden çıktı diyecek olursanız sezonun yaz sezonu olduğunu hatırlatmak isteriz. Rengarenk mini veya bilekte biten elbiselerinizin altına beyaz spor ayakkabıyla çok güzel bir dokunuş yapabilirsiniz. Elbisenin üzerine alacağınız püsküllü bir ceket veya kot yelek de bu kombinin tamamlayıcısı olacaktır.

blog3

Deri Kombinlere Farklılık

Elbette yaz aylarındayız. Bu nedenle tamamen deri giyinmeniz olanaksız. Ancak çok şık deri detayı olan bir pantolonun altına beyaz spor ayakkabı çok şık duracaktır. Yaz aylarının da soğuk olduğu bazı günler vardır. Sert rüzgarlar çıktığında omzunuzda deri ceketiniz ve ayağınızda beyaz spor ayakkabınızla göz kamaştırmaya ne dersiniz?

Zıtlıkların Kombini

Simsiyah giyindiğiniz bir günde ayakkabılarınızı beyaz renk seçerek bir stil patlaması yaşayabilirsiniz. Siyah bir tulum veya elbisenin altına giydiğiniz beyaz spor ayakkabının ne kadar şık durduğunu görünce siz de şaşıracaksınız.

blog2

İndirimkodu.com Önerisi!

En güzel ayakkabı modelleriyle bezenmiş olan Ayakkabı Dünyası mağazasının indirimleri için buraya,
Beyaz spor ayakkabı arıyorsanız mağazasının FLO indirimleri için buraya tıklayınız.

Online Alışveriş Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Haberler, İndirimler

Online Alışveriş Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler için yorumlar kapalı

Artık internet hayatımızın her alanında bize hizmet etmekte. Bu hizmetlerden biri de özellikle bayanların çok sık kullandığı online alışveriş hizmetidir. Hiçbir mağazaya gitmeden kolaylıkla alışveriş yapmak işi olan, evden çıkamayan veya acil alması gereken bir ürün varken vakti olmayanlar için ideal. Peki, online alışveriş nasıl yapılır, online alışverişte dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Tüm cevaplar yazımızda sizleri bekliyor…

Güvenilir İnternet Sitesi

Online alışveriş yaparken özellikle kullandığınız internet sitesinin güvenilir olması çok önemlidir. Genelde kredi veya banka kartı ile yapılan bu alışverişler güvenli olmayan bir internet sitesi yüzünden başınıza çok fazla iş açabilir. Bu nedenle belirli bir güvenlik sistemi ile korunan internet sitelerinin tercih edilmesi önemlidir. Aynı zamanda ülkemizde ismi sıkça duyulan, senelerdir hayatımızda olan ve güvenilirliğinden şüphe duymadığımız alışveriş siteleri online alışveriş için en güvenli adreslerdir.

Ürün Yorumlarına Dikkat!

Online alışveriş yapacaksınız ve çok güzel bir ürün beğendiniz, hemen satın almak istiyorsunuz. Tamam, eğer senelerdir kullandığınız bir internet sitesiyse burası hiç düşünmeyin, beğendiğiniz ürünü alın. Ancak ilk defa alışveriş yapacağınız bir sitede mutlaka beğendiğiniz ürünün yorumlarını okuyun. Ürün yorumları ürünle alakalı bir çok detay içermektedir. Özellikle son zamanlarda online alışveriş kullanıcılarının şikayetleri ürünlerin fotoğraflarda göründüğü gibi olmaması üzerinedir. Eğer alacağınız ürün için yorum yapılmamışsa ürün ismini arama motorunuza yazıp aratmanız yeterli olacaktır. Karşınıza çıkan diğer alışveriş sitelerinden birinde mutlaka ürünle alakalı yorum bulacaksınız.

onlinealısveris-indirimkodu

Fiyat Karşılaştırması

Çok beğendiğiniz bir ürün buldunuz ve resmen bu ürüne aşık oldunuz. Fiyatın da o kadar düşük değil. Ama mutlaka onu almalısınız. İşte bu noktada kendinizi dizginlemeniz gerekmektedir. Biliyorsunuz ki artık internet öyle bir duruma geldi ki aynı üründen binlerce sitede bulabiliyorsunuz. Bu nedenle bir ürünü beğendiğiniz zaman ilk yapacağınız şey onu satın almak olmamalı. Önce diğer sitelerdeki fiyatlar ile karşılaştırma yapmanız sizi fazla para ödemekten kurtarabilir.

İndirimkodu.com Önerisi!

Güvenilir online alışveriş sitelerinin indirimlerini görmek için buraya tıklayınız.

Spor Giyim ve Spor Giyime Dair Herşey

İndirimler, Kampanyalar

Spor Giyim ve Spor Giyime Dair Herşey için yorumlar kapalı

spor-giyim-indirimkodu2Bazı insanlar vardır ki dar jeanler, bluzlar ve ışıltılı kıyafetler onlara göre değildir. Böyle insanlar her zaman her ortamda rahat olmaktan hoşlanır. İş gereği takılan bir kravat veya giyilen bir topuklu ayakkabı onlar için zulüm olur. Spor giyimden hoşlanan ve spor giyim tarzına ayak uyduran insanları etrafımızda her zaman görüyoruz. Genelde gençler bu tarz bir stille karşımıza çıksa da her zaman genç kalanlar da tercihlerini spor giyimden yana kullanıyorlar. Siz de sokaklarda rahat rahat dolaşmak istiyorsanız bu stili deneyebilirsiniz. Peki, spor giyim ve spor giyimin incelikleri nelerdir hep beraber inceleyelim;

Rahat Parçalar ve Spor Giyim

Spor giyim denince akla elbette bol eşofmanlar ve salaş t-shirtlar geliyor. Bunların hepsinin ortak anlamı ise şüphesiz ‘rahatlık’ olduğu için spor giyim stilini denemeye karar verdiyseniz her zaman rahat olacağınıza inanabilirsiniz. Spor giyinmek istiyorsanız öncelikle dar ve sizi rahatsız eden parçaları bir kenara bırakın. Gardırobunuzun derinliklerinde elbette rahat bir pantolon, eşofman veya t-shirt olacaktır. Onları kombinleyin ve işte hazırsınız. Ancak bu kadarla bitmeyecek elbette…

spor-giyim-indirimkodu

Rahat Spor Ayakkabılar

Spor giyimin anahtar kelimesinin rahatlık olduğunu söylemiştik. Ayakkabı olarak en rahat olanların da spor ayakkabılar olduğunu herkes biliyor. Kombinimize uygun bir spor ayakkabıyı da giydikten sonra çok az bir rötuşla spor giyim konusunda uzman olduğunuzu gösterecek bir görünüme sahip olabilirsiniz. Seçeceğini spor ayakkabının modeli çok önemlidir. Eğer kısa boyluysanız yüksek tabanlı spor ayakkabıları sizin için çok uygun olacak.

Şapka ve Büyük Çantalar

Malum yaz geldi ve güneş tepemizde bizi yakmak için bekliyor. Spor giyim tarzını benimsediğinize ve kombininizi buna göre yaptığınıza göre sıra aksesuarlara geliyor. Güzel bir şapka ve büyük bir çanta bu tarzın son dokunuşları olacak. Ancak isterseniz ikisinden birini tercih edebilirsiniz. ancak büyük spor çantalar her zaman işinize yarayacaktır. Eğer böyle bir çantanız yoksa hemen edinmenizi öneririz. Büyük el çantaları veya sırt çantaları spor kombininizin tamamlayıcı ögeleri olabilir.

İndirimkodu.com Önerisi!

Spor giyime dair her şeyi bulabileceğiniz mağazasının Sportive indirim kuponları için buraya
Spor ayakkabılarda en çok çeşidin olduğu Koray Spor mağazasının indirimleri için buraya
Çanta seçimlerinizde size yardımcı olacak Columbia mağazasına ait hediye çekleri için buraya tıklayınız.

Anneler Günü İçin Hediye Fikirleri – Annelerimiz Bizim Her Şeyimiz!

Haberler, İndirimler

Anneler Günü İçin Hediye Fikirleri – Annelerimiz Bizim Her Şeyimiz! için yorumlar kapalı

anneler-dunu-hediyeAnneler Günü 1908 yılından itibaren her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar gününde kutlanıyor. İlk olarak Amerikalı Anna Javis ismindeki bir kızın kendi annesini kaybetmesi üzerine yaptığı bu anma sonrasında tüm dünyaya yayıldı ve her yıl milyonlarca çocuk annesinin anneler Günü’nü kutlamaya başladı.

Anneler Günü belki de hayatımızın en önemli insanının günü aslında. Bizi doğuran ve bugünlere kadar getiren annemiz için ne yapsak az kalacaktır. Çünkü bir anne sadece evladını doğurmaz. Aynı zamanda her zaman onun yanında olur ve tüm kötülüklere karşı onu korur. Anneler Günü’ne az bir zaman kala ne hediye alacağınızı bilmiyorsanız aşağıda yer alan fikirleri bir göz atabilirsiniz…

Anneler Günü İçin Özel Kurabiyeler

Anneler Günü özel bir gün olduğu için dışarıdan herhangi bir mağazadan bir hediye almak yerine annenize özel bir kurabiye hazırlayabilirsiniz. Kalp şeklinde yapabileceğiniz bu kurabiyeleri sonra güzel bir kutuya koyup üzerine anlamlı bir mesaj yazarsanız işte o zaman unutulmaz bir Anneler Günü hediyesi vermiş olursunuz.

anneler-gunu-kurabiye

Minik Kaktüslerle Annenizi Mutlu Edin

Havalar ısınmaya başladı ve her yerde minik çiçekli kaktüsler boy göstermeye başladı. Annenizin sevdiği renklerde çiçekleri olan bir kaç kaktüs alıp bunları şık ve büyük bir saksıya koyup kenarlarını da çakıl taşlarıyla süsleyebilirsiniz. Kaktüslerin üzerine annenizi ne kadar sevdiğinizi yazarak ona senelerce bakıp sizi hatırlayacağı bir hediye vermiş olursunuz.

anneler-gunu-kaktus

Çocukluğunuza Geri Dönmeye Ne Dersiniz?

Hangimiz çocukluğumuzda albümleri karıştırmadık ki? Şimdi yine albüm karıştırma zamanı. Eski albümleri çıkarın ve annenizin ve sizin olduğunuz en güzel fotoğrafı bulun. Bunu bir fotoğrafçıda güzelce büyütüp vintage bir saksı satın alarak bunun içine yerleştirin. İşte unutulmaz hediyelerden biri…

İndirimkodu.com Önerisi!

En güzel kurabiyeleri yapabilmeniz için gerekli kalıplara ulaşabileceğiniz Tchibo mağazası için buraya,
Annenize özel en güzel çerçeveyi alabileceğiniz Madame Coco mağazası için buraya,
Çiçek denince akla ilk gelen Çiçeksepeti.com mağazası için buraya tıklayınız.

Page 1 of 71 2 3 7