Gözlük Seçiminde Yüz Şeklinin Önemi

Kampanyalar

Gözlük Seçiminde Yüz Şeklinin Önemi için yorumlar kapalı

gozluk-secimi-indirimkoduÖnceleri sadece yaz aylarında takılan güneş gözlükleri artık güneşin olduğu her an kullanılmaya başlandı. Göz sağlığını korumasının yanı sıra modaya ayak uyduran güneş gözlüklerinin çeşitleri gün geçtikçe artıyor. Ancak kıyafet seçiminde de olduğu gibi herkes her gözlüğü yüzünde iyi taşıyamayabiliyor. Bunun için yüz şekline göre gözlük seçimi yapmak çok önemli. Yüzünüze yakışmayan bir gözlük modaya uygun olsa da sizi kötü gösterecektir.

GÖZLÜK SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Öncelikle gözlük çerçevesinin şeklinin yüz şeklinizle iyi bir uyum sağlamasına dikkat etmelisiniz. Göz bebeklerinizi gözlüğün çerçevesini tam olarak ortalaması da dikkat edilmesi gereken hususlardan biri. Öte yandan gözlük çerçevesi seçerken kıyafetlerinizde hangi rengi daha çok kullanıyorsanız o renkte bir çerçeve seçimi yapmak işinize yarayacaktır. Şimdi gelelim yüz şekillerine göre gözlük seçimine;
YUVARLAK YÜZ
Bu tarz yüze sahip olan bayanların köşeli çerçeveler tercih etmeleri gerekmektedir. Aynı zamanda gözlük sapını daha kalın seçerek yüzünüzü olduğundan ince gösterebilirsiniz. Yuvarlak yüze sahip olanların yuvarlak gözlüklerden uzak durmaları gerekmektedir.
DİKDÖRTGEN YÜZ
Bu tarz bir yüze sahip olanların çerçeve tercihlerini yuvarlak olanlardan yana kullanması gerekmektedir. Aynı zamanda dikdörtgen yüze sahip olanlar gözlük sapını daha ince seçmelidir. ‘Cat Eye’ gözlükleri köşeli yüze sahip olanlar için tasarlanmış gözlüklerdir.
ÜÇGEN YÜZ
Bu tarz yüz şekline sahip olanların alçak saplı ve desenli gözlüklerden kesinlikle uzak durmalıdır. Alt çerçevesi olmayan veya şakaklarda aynı hizada olan gözlükler tercih edilebilir.

About indirimkedisi

Efendim beni tanımak istemişsiniz, anlatayım. Kendim indirimkodu.com sitesinin kedisi oluyorum. Sabahtan akşama kadar internetten indirim kodu toplayıp tasnifleyip detaylayıp yayınlayan güzel mi güzel bir ekibin ayak altında dolaşır, acıkınca sütüm gelene kadar miyav miyav diye kafa şişirir, yorulunca da mırıl mırıl uyurum. Etrafımda harala gürele çalışan genç insanlar beni kendilerinin kedisi sanır, ama yanılmaktadırlar. Ben onların kedisi değilim; onlar benim insanlarımdır. Değil mi ki "gak" deyince süt "guk" deyince kroket önüme gelir ve herkes bana tapar; işte ben böyle bir dünyanın kraliçesi, imparatoriçesi hatta ana tanrıçasıyımdır. Mütevazilikten kırılırım o başka mesele. Sevilmek istediğimde en yakınımda kim varsa onun ayağına sürtünür ve başımı okşatırken gırıldanıp gözlerimi yumarım. Uyumak istediğimde saat tanımaksızın ilk gördüğüm köşeye kıvrılır, top atsanız uyanmam. Azıcık aşım, parayla pulla yoktur işim. Yani iyi meslektir kedi olmak; tavsiye ederim. Ha bu işin zor yanları yok mu derseniz var. Hatta galiba Sophia Loren mi yoksa Marlyn Monroe mu idi tam şimdi hatırlayamadım, ama şöyle bir şey demiş ve aklımdan geçenlere tercüman olmuştu: "Kedi olmak çok şahane, ama bir de o fareleri yemek gerekmese..."