Kategori: “Haberler”

Cadılar Bayramı Nedir? Cadılar Bayramı 2019 Ne Zaman?

Haberler

Cadılar Bayramı Nedir? Cadılar Bayramı 2019 Ne Zaman? için yorumlar kapalı...

Her sene 31 Ekim’de kutlanan Cadılar Bayramı bir başka deyişle “Halloween” Hristiyanlar tarafından kutlanan Pagan kökenli bir ritüeldir. Ancak günümüzde dinden ayrı şekilde popüler bir kültür öğesine dönüşen bayramdır. Cadılar Bayramı bir diğer deyişle, kutlandığı ülkelerde yazın bitişi ve kışın başlangıcı olarak simgelenir. Cadılar Bayramı’nın en önemli simgesi balkabağıdır ve hemen her evde balkabağı süs olarak kullanılır. Cadılar Bayramı gününde çocuklar kapı kapı gezip ev sahiplerine “şaka mı şeker mi” diye sorar. Eğer şeker seçilirse çocukların yanında taşıdığı torba ya da kaplar şeker ile doldurulurken, şakanın seçilmesi durumunda çocuklar ev sahibine korkunç kıyafetlerine uygun şekilde komiklik yapar.

Cadılar Bayramı elbette sadece çocuklar için değildir. Yetişkinler de kendi tercih ettikleri konseptlerde partiler düzenleyerek, maskeli balolara katılır ve çocuklar kadar eğlenirler. Genellikle korku konseptli partiler tercih edilse de çoğu yetişkin komik ya da fantastik kostümlerle partilere katılmaktadır.

Cadılar Bayramı birçok filme de konu olmuştur ve çoğu zaman korku öğesi barındıran bu filmler herkes tarafından ilgiyle izlenmektedir. Ancak korkunun yanı sıra komedi filmlerinde de Cadılar Bayramı teması sıklıkla işlenir. İşte Cadılar Bayramı ruhunu yansıtan bazı filmler:

  • Cadılar Bayramı (Halloween)       
  • Elm Sokağı Kabusu (A Nightmare On Elm Street)
  • Noel Gecesi Kabusu (The Nightmare Before Christmas)
  • Çığlık (Scream)
  • Casper
  • Hocus Pocus

Cadılar Bayramı İndirimleri Ne Zaman Başlıyor?

Ülkemizde Cadılar Bayramının kutlanması yaygın olmasa da, bu güne özel indirimler sayesinde alışverişiniz de ucuza gelir. Genellikle Cadılar Bayramından 1 hafta öncesinde yayınlanmaya başlanan indirim kampanyaları öncesinde alışveriş listenizi hazırlasanız iyi edersiniz!

N11, Hepsiburada, GittiGidiyor, Trendyol, Morhipo ve daha bir çok popüler alışveriş sitesinde gerçekleşecek olan Cadılar Bayramı indirimlerini kaçırmamak için indirimkodu.com sitesini takip edebilirsiniz.

Kartpostala Benzer Manzaraları İle En İyi 5 Yılbaşı Rotası

Haberler

Kartpostala Benzer Manzaraları İle En İyi 5 Yılbaşı Rotası için yorumlar kapalı...

2019’u karşılamaya az bir zaman kala seyahat etmek isteyenler için kartpostala benzer manzaraları ile en iyi 5 yılbaşı rotasını sizlerle paylaşmak istedik, şimdiden iyi tatiller!

Colmar

Fransa’nın adeta kartpostallardan fırlamış manzaralarına sahip olan bu bölgesi, Grand Est’de bulunmaktadır. Daha çok kurabiye evlere benzeyen eski evleri ve kar manzaraları ile insanı büyüleyen Colmar, Alsas şarap başkenti olarak da bilinmektedir. Bu küçük vilayet yılbaşını karla karşılamak isteyen tatilcilere hitap ederken, kafa dinlemek için de çok güzel bir bölge.

Doğu Ekspresi

Ülkemizde son yıllarda çok fazla rağbet göre bir diğer seçenek de Doğu Ekspresi ile Kar’a seyahat etmektir. Yol boyunca müthiş kar manzaraları içinizi ısıtacak ve yolculuğun sonunda Kars’a ulaşacaksınız. Kars’ın müthiş lezzetlerinin yanı sıra mimarisi de sizi etkileyecek.

Verbier

Avrupa’nın kayak merkezlerinden biri olan Verbier, kayak yapmak isteyenler için ideal bir seçenek. Cenevre’de bulunan bu güzel kayak bölgesi, müthiş dağ manzaralarının yanı sıra farklı deneyimler yaşamak isteyenleri de kendine çekiyor.

Kapadokya

Ülkemizde Nevşehir’de yer alan Kapadokya, uçan hava balonları, taş otelleri ve kar manzaraları ile inanılmaz bir deneyim sunuyor. Sıcak şarap tadımı yapabileceğiniz Kapadokya’da bölgeyi gezebilir ya da taş otelden çıkmadan şömine karşısında keyif yapabilirsiniz.

Laponya

Finlandiya’nın bölgeleridnen biri olan Laponya özellikle yılbaşında birçok ülkeden turisti ağırlıyor. Kartpostala benzeyen manzaralarının yanı sıra masallara benzer karla kaplı gölleriyle de dikkat çeken bu rota, yılbaşında farklı bir seyahat deneyimi yaşamak isteyenlerin tercihi.

Yılbaşını güzel manzaralar eşliğinde geçirebileceğiniz bu 5 farklı rota için planlarınızı yapmadan önce indirimkodu.com tarafından sunulan kampanya ve kodlara göz atmak isteyebilirsiniz. Böylelikle seyahatinizi ucuzlatabilirsiniz.

THY indirim kodu ve kampanyaları için tıklayın
Tatil sepeti indirim kodu ve kampanyaları için tıklayın
Ucuzabilet indirim kodu ve kampanyaları için tıklayın

Bedelli Askerlik Yapacakların Dikkat Etmesi Gereken 9 Altın Kural

Haberler

Bedelli Askerlik Yapacakların Dikkat Etmesi Gereken 9 Altın Kural için yorumlar kapalı...

Bedelli askerlik bekleyenlerin uzun zamandır duymak istedikleri haber nihayet geldi ve Hükümet 21 günlük eğitim ile bedelli askerlik için düğmeye bastı. Erzincan’dan İzmir’e kadar farklı kışlalarda askerliğini bedelli olarak yapacak yaklaşık 1,5 milyon asker adayı için hazırlıklar da başladı. Peki bu 3 hafta boyunca vatani görevini yapacak olanlar nasıl hazırlanmalı? Katılacakları kışlalarda nelere dikkat etmeli? İşte bu soruların cevaplarını maddeler halinde sizler için derledik.

1. Hijyen
Kışlaların, bir sürü erkeğin bir arada bulunduğu ve haftalarca toplu yaşamak zorunda olduğu askeri bölgeler olduğunu sakın unutmayın. Böyle bir ortamda haliyle şahsi temizliğe dikkat etmek çok daha fazla önem taşıyor. Bir kişinin ihmalkarlığı ile kapacağı bir hastalığı, yemekhanede hemen yanında yemek yiyen ya da koğuşta aynı ranzayı paylaşan arkadaşına da geçirmesi oldukça büyük bir ihtimal. O nedenle 21 gün boyunca banyo saatlerinin hiçbir zaman kaçırılmaması, terlik ve iç çamaşırı gibi şahsi malzemelerin diğer asker arkadaşlarıyla paylaşılmamasına dikkat etmek önemli. Yaz döneminde askerlik yapacakların yanlarında mutlaka pişik kremi, kış döneminde yapacakların da termal içlik bulundurması oldukça önemli.

2. Spor
Askerliğin olmazsa olmaz unsurlarından birisi de spordur. Özellikle sabah kalkar kalkmaz, kahvaltıdan hemen önce yapılan uzun sabah koşularının en önemli askerlik anılarınız arasında yer alacağı garanti. Şınav, mekik, İtalyan çukuru gibi terimlere daha önce aşina değilseniz, askerlik sırasında sıkıntı yaşamamak için öncesinde biraz egzersiz yapmanızda fayda var. Eğer koşu ile aranız kötüyse sabah 6 sularında kalkarak kahvaltıdan önce 20 dakika kadar hafif koşu veya hızı yürüyüş yapmanız, kışladan içeri adımını attığınızda daha az zorlanmanızı sağlayacaktır. Spor için ayağınıza uygun spor ayakkabılar ve teri emecek spor çorapları almanız da gerekli. İtalyan çukurunu eğer şimdiye kadar duymadıysanız da merak etmeyin, askerliğiniz sırasında en az bir kere göreceğiniz neredeyse garanti. Yok çok merak ettim diyenler hemen şuradan tıklayıp baksın: Google.com

3. Nöbet
Geldik askerliğin en zorlu mesaisine. Sıcacık yatağınızda derin bir uyku çekerken nöbetçi çavuşun rüyalarınızın en güzel yerinde sizi dürterek uyandırmasıyla başlayan ve en az 2 saat süren bir bekleyiş. Sabaha karşı 3-5 nöbetlerinin zorluğu pek çok şarkı sözünde de yer alacak kadar ilham verici bir durumdur. Size tavsiyemiz, nöbet sırasında asla uykuya yenik düşmemeniz. Eğer nöbet yerinde uyurken nöbetçi subaya yakalanacak olursanız cezasını ertesi sabah bitmek bilmeyen bir mıntıka temizliği ya da akciğerlerinizi göğüs kafesinden sökecek denli yorucu bir eğitimle çekeceğinizi bilmenizde yarar var. O nedenle, 2 saat uykusuzluktan bir şey olmaz deyip sıkın dişinizi.

4. Asker Çantası
21 günlük asker eğitim süre olarak kısa gibi görünse de, öncesinde gerekli malzemeleri almazsanız sizi oldukça zorlayacak bir zaman dilimine dönüşebilir. Askerliğinizi hangi mevsimde yaparsanız yapın, çantanızda mutlaka ayağınıza uygun bir ayakkabı tabanlığı olması şart. Diş fırçalamaya postalla gitmemek için terlik şart. En az 5 iç çamaşırı takımı almanız da gereklilikler arasında. Eğer kalabalık ve ışıklı ortamlarda uyku sorununuz varsa asker koğuşlarında uyku problemi yaşayabilirsiniz; bu nedenle kulak tıkacı ve göz için uyku bandı almanız sizi biraz olsun rahatlatacaktır. Asker çantanıza alacağınız malzemeleri Hepsiburada, Gittigidiyor ya da N11 gibi sitelerde rahatlıkla bulabileceğiniz gibi, “bedelliye o kadar para verdik çantayı daha ucuza nasıl getiririz” diyenler indirim kodu kullanarak maliyeti bir miktar daha kısabilir.

5. Atış Eğitimi
Elinize şimdiye kadar hiç silah almamış olabilirsiniz, bu çok normal. Ancak askerlikte G-3 ya da AK-47 tipi bir tüfeği elinize alacağınız, onunla nöbet tutacağınız hatta gerçek mermilerle atış yapacağınızı tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. Eğer silah korkunuz varsa ya da askerlikte atış konusunda rahat etmek istiyorsanız bu yazıyı okuyup bitirdikten sonra size yakın bir atış poligonuna giderek silah tepmelerine, çıkardığı sese, tetiği çekerken artan adrenaline ve sağa sola fırlayan boş kovanlara biraz olsun alışabilirsiniz. Özellikle G-3 piyade tüfeği ile yapılan atışlar oldukça gürültülü geçer, bu nedenle atış alanına giderken cebinizde kulak tıkacı bulundurmanız faydalı bir tavsiye olacaktır.

6. Saç-Sakal Tıraşı
Garnizonda pek çok asker bir arada bulunduğu için hijyenik nedenlerle erlerin kısa saçlı ve her gün sakal tıraşlı olması istenir. Eğer uzun saçlarınız ya da sakallarınız varsa onların kesilmesi sizin için oldukça zor olacak, bunun farkındayız. Ancak önüne geçmeyeceğiniz bir kural olması sebebiyle, askere gitmeden bir süre öncesinden kendiniz kestirirseniz ve günlük olarak sakal tıraşı olmaya başlarsanız, nizamiyenin kapısından girdiğiniz gün yeni yüzünüze alışmak sizin için daha kolay olur.

7. Yemekler
Eğer çok yemek seçen biriyseniz, 21 günün sizin için zor geçeceğini söylemek zorundayız. 3 öğün asker mutfağından ne çıkarsa onu yemeniz gerekiyor. Aksi takdirde kantinde bulabileceğiniz şeylerle idare etmek zorunda kalırsınız. Asker mutfağından en çok çıkan yemeklerin mercimek çorbası, bulgur pilavı ve kuru fasulye olduğunu bilmenizde yarar var. Tabii ki bolca sebze ve etli yemek de olacaktır. Ama eğer bu yemeklere burun kıvıran biriyseniz, bir an evvel alışmak için kendinizi zorlamaya başlasanız iyi edersiniz.

8. Jargon
Askeri jargonda geçen bazı terimleri önceden bilmeniz, etraftakilerin tam olarak ne hakkında konuştuğunu anlamanıza yardımcı olacaktır. Kullanılan başlıca terimleri şöyle sıralayabiliriz:

Tertip: Aynı anda askerliğe başladığınız arkadaşlarınız. Birbirine “Devrem” ya da ‘Tertip’ diyenleri görürseniz bilin ki aynı dönem silah altına alınmışlardır.

Dede: Sizden daha önce askerliğe başlayanlar.

Torun: Sizden daha sonra askerliğe başlayanlar.

Çarşı: Hafta sonu izinlerine genellikle çarşı denir. Eğer birisi “çarşımı kapatmışlar” diyorsa bilin ki hafta sonu izni iptal olmuştur.

Çapraza gitmek: Nöbete gitmektir. Nöbet sırasında genelde tüfekler çapraz tutuşta olduğu için jargondaki adı bu nedenle çapraza gitmek olmuştur.

Şafak Sıkıştırıyor: Teskeresine az kalan askerlerin kullandığı bir tabirdir.

Disko: Aslında “disiplin kovuşu” tabirinin kısaltmasıdır ama “disko” dendiğinde sanki daha sempatik bir yermiş gibi durur. Cezaların çekildiği yerdir. Disko’yu görmüş olanlar “nasıl” sorusuna genellikle “anlatılmaz yaşanır” cevabını verir.

Karavana: Yemekhanede çıkan yemeklere verilen genel addır. “Sen karavanadan mı yiyeceksin kantinden mi” diye soran bir arkadaşınızın artık ne kastettiğini daha iyi anlayabilirsiniz.

Tadat: Tadat sayım demektir. Genelde tadat alanında toplanıp soldan sağa sağdan sola tadat askerliğin gerekliliklerindendir.

Yatış: İşten, denetlemeden ya da bir görevden sıyrılarak gazinoda çay içenlerin yaptığı kaytarmaya denir.

Çarpma ya da çarpılma: Bir üst tarafından azarlanmaya ya da ceza almaya çarpılma, aynı şekilde asta bu durumu yapmaya da çarpma denir. “Nöbetçi subay 3-5 nöbetindekileri çarpmış” denilirse, nöbettekilerin uyurken nöbetçi subayına yakalandığını anlayabilirsiniz.

9. Kendinizi Dinleyin
Askerliğin en güzel ve insana en çok şey katan yanı, kendinizi dinlemek ve düşünmek için başka yerde bulamayacağınız kadar çok zamanınızın olmasıdır. Daha önce hiç gitmediğiniz yerlerden insanlarla tanışıp, onların hikayelerini ve hayatlarını dinleyip “vay be, ülkede böyle yerler böyle insanlar da varmış” diyeceğinizden emin olabilirsiniz. Günlük hayatımızın koşuşturmacasında kendimizi dinlemeye ve bir durup “ne yapıyorum” “nereye gidiyorum” demeye bile vaktimiz kalmıyor. Gecenin bir vakti gittiğiniz nöbetlerde kendiniz ve sevdikleriniz hakkında düşünebileceğiniz, hayatın akışını sorgulayabileceğiniz bolca zamanınız olacak. 21 gün de olsa, yapacağınız askerliği bir zaman kaybı olarak değil de kendi iç sesinize kulak verebileceğiniz bir zaman dilimi olarak görürseniz, işte o “zaman” size çok şey katacaktır.

Şimdiden hayırlı teskereler.

Aşk Bir Erkeğin Elde Balonla Sokak Sokak Dolaşmasıdır

Haberler

Aşk Bir Erkeğin Elde Balonla Sokak Sokak Dolaşmasıdır için yorumlar kapalı...

18 yaşımdan gün almak üzereyim. Doğum günüme birkaç gün kaldı. 1 yıldır beraber olduğum ve deli gibi sevdiğim bir kız arkadaşım var. Üniversite sınavıydı, aileydi, parasızlıktı, bin bir tane karışıklıktı derken hayatımda güzel giden tek şey bu ilişkimdi. Ancak bir gün her nedense kavga ettik. Gençlik işte. Her şey ters giderken elimdeki tek güzel şey de arıza yapınca artık hiç bir şeye tahammül edemez hale gelmiştim. Yine de ilişkimizin bir kuralı vardı; sorunlarımızı her zaman yüz yüze konuşarak çözerdik. Telefondan veya mesajlaşarak sağlıklı olmadığını ikimiz de çok iyi biliyorduk. Ben kaşlarım çatık, belediye otobüsünde ona nasıl bir konuşma yapacağımı kafamda kurarken, bir sms geldi. Gönderen o. Her zaman buluştuğumuz kafeye gitmiş, ama bakmış cüzdanı yok. Meğer cüzdanı bir büfede unutmuş, ama içinde telefon numarası yazdığı için onu aramışlar ve kız arkadaşım da otobüsten indiğimde önce büfeye gitmemi istiyor benden. Zaten sinirliyim, mutsuzum, onun bana karşı kendini nasıl affettireceğini, bunun için çok uğraşması gerektiğini düşünüyorum. Bir de beni çırak yollar gibi cüzdan almaya yolluyor. Neyse dedim koz olur elimde, onu da yapayım ki daha güzel kızabileyim…

Her şey o anda başlıyormuş meğer. Gittim büfeye, “Arkadaşım cüzdanını unutmuş bir on-onbeş dakika önce” dedim. Büfedeki asık suratlı adam masanın altından bir şey çıkardı. Anlam veremedim. O şey, uçan balonun ipine takılmış bir çikolata bir de küçük not kartı… Adam “Kardeşim cüzdan müzdan yok, sana böyle bir şey bıraktılar” dedi. Ben de kız arkadaşımın cüzdanını beklerken karşımdaki hayattan bezmiş kişi bana bir uçan balon ve çikolata verince bozuldum tabi. Adam cüzdana konmak için ruhunu bana mı satıyor diye düşünüp ters ters baktım. Notu açtım. Notta “Bütün çikolataları denedim; hiçbiri senin kadar tatlı değil; yandaki eczaneye gider misin?” yazıyordu. Peki, kolay gelsin dedim kan ter içindeki büfeciye ve oradan ayrıldım.

Elimde bir balon, çikolata ve süslü bir kartla eczaneye girdim. Bu sefer biraz daha deneyimli hissettim kendimi. Eczacıya balonu göstererek “Sizde böyle bir şey var mı?” diye sordum. Aynı ruhsuzlukla o da bana bir balon verdi. Bu balonun ipinde bir Aspirin ve bir de küçük not kartı vardı. Not kartında şöyle yazıyordu: “Bana hiçbir ilaç senin kadar iyi gelmedi. Alt sokaktaki oyuncakçıya gider misin?”

Elimde iki balon, çikolata, aspirin ve kartlarla şehrin en kalabalık meydanına çıkıp bir alt sokağa indim. Oyuncakçıya girdim. Yine aynı rahatlık ve özgüvenle “Sizde bunlara benzer bir şey var mı?” diye sordum. Adam “Yoo” dedi. “Allah Allah” dedim. Aynı sokakta üç oyuncakçı vardı. Anahtar her zaman en son baktığın cebindedir. Sokaklarda My Little Pony’den fırlamışçasına gezerken bu kural işlemeseydi daha güzel olurdu ancak o anda utanma hissini zerre hissetmiyordum. İnsan kendini değerli hissettiğinde, ne utanç ne de başka bir his yaşıyor. Sadece ona bu hissi yaşatana karşı minnet duygusuyla doluyor. Sonunda üçüncü oyuncakçıya girdiğimde karşımda bir balon ve balonun ucunda bu kez bir Action Man duruyordu. Notta “Senin çocukluk kahramanın o olsa da, benim ömür boyu kahramanım sen olacaksın. Karşı sokaktaki kitapçı seni bekliyor” yazıyordu.

Üçüncü balonum ve oyuncağım elimde, şehri parsel parsel gezerken sevdiğim kızın çocukluğuma kadar işlemesi ve beni hiç beklemediğim yerlerimden yakalaması inanılmaz bir haz veriyordu. Yolda yürürken bana bakan insanlara içimden “Evet sevgilim bana sürpriz yapmış; beni çok seviyor” diyordum. Sanırım gözlerimin içinde çiçekler açıyordu o an.

Kitapçıda beni bekleyen de, o dönem deli gibi okuduğum, hiçbir sayısını kaçırmadığım ve ciltlerini biriktirdiğim Uykusuz dergisinin daha alamadığım bir cildiydi. “Karikatürleri biraz karıştırdım, ama hiçbiri beni senin kadar eğlendirmedi. Artık yanıma gel seni çok özledim…” yazılı notu okurken gözlerim dolduğunda ikinci el kitaplar satan bu adam “Kız arkadaşın seni çok seviyor, kıymetini bil” dedi. “Bilmeyeni Allah çarpar abi” diye yanıtladım utangaç bir bakışla.

Kafeye gittiğimde “Yaa işte sen bana öyle artistlik yaparsın ama adamı böyle ağlatırım insan içinde…” deme hakkına sahip kız arkadaşımın yüzündeki ifade daha çok endişeyle karışık “Umarım hoşuna gitmiştir…” türündeydi. Bir de utanmamış, tuttuğum takımın formasını almış orada uzatıyor bana. Kendi kendime bu kadar masrafa ve çabaya değer olup olmadığımı düşündüm. Ayrıca o çıtayı bu kadar yükseltmişken, utancımdan doğum günlerini doğru düzgün kutlayamadım bile. Böyle şeyleri hiç beceremem çünkü.

Şu an bu olayın üzerinden beş yıl geçti. Parasal durumlardan dolayı ayrı şehirlerde üniversite okumakta olan bir çift olarak bu sene doğum günümde birbirimizi görmek bile yetti. Üzerinden bu kadar zaman geçmesinin verdiği rahatlıkla sordum: “O kadar masrafı nasıl yaptın, o zaman daha lisedeydik?”

Yüzüme gülümseyerek baktı ve “Alt tarafı birkaç balon, çikolata ve bir kutu ilaç…” dedi. Benim gözümde o kadar büyümüş ki bunlar, ucuz olabileceklerini düşünememiştim. Ama dur bir dakika. Bir anda bu cevabın da mütavazılıktan doğduğunu anladım ve üsteledim: “Peki ya bizim takımın resmi forması ve Action Man? Onlar hiç de öyle ucuz şeyler değildir bildiğim kadarıyla”. O ise şaşkın suratıma bir kez daha gülümseyerek bakıp zekasıyla beni bir kez daha aşık etti: “Formayla oyuncağı indirim kodu veren bir siteden girip aldım, yoksa o günlerdeki harçlığımla nasıl alayım hayatım o kadar şeyi?”

Avrupa’da Türk İzleri: Mohaç Müzesi

Haberler

Avrupa’da Türk İzleri: Mohaç Müzesi için yorumlar kapalı...

Tarih boyunca Dünya coğrafyası üzerinde çok geniş alanlara yayılmış olan Türkler’e ait izlere, bugün Çin’den Almanya’ya; Sibirya’dan Filipin Adaları’na kadar rastlanabiliyor. Ancak özellikle Avrupa’da çok daha köklü bir geçmişe tanık olmak mümkün.

Türkler’in Avrupa tarihi aslında Atilla’nın Avrupa Hun Devleti ile başlar. Ancak bu kıtada köklü izler ve kültür bırakmaya başlaması Osmanlı İmparatorluğu ile mümkün olmuştur. Bilecik’de kurulan beylik tüm dünyada söz sahibi olan bir imparatorluk olduktan 70 yıl sonra, genç bir padişah gözünü batıya dikti.

Kanuni Sultan Süleyman, babasından güçlü bir devlet miras almıştı. Yavuz Sultan Selim’in Kanuni Sultan Süleyman’a “dikensiz bir gül bahçesi” bıraktığı söylenir. Kanuni de, bu mirası en iyi şekilde değerlendirebilecek kapasiteye sahip yetenekli bir hükümdardır. Şimdi sıra, bu mirası daha da genişletmek ve cihan hakimiyeti misyonunda mutlu sona ulaşmaktır. Süleyman bin Selim Han’ın hedefi tekrar Kızıl Elma’dır. Sefer hazırlıkları başlar.

Dünyanın En Çabuk Meydan Muharebesi

Sultan Süleyman’ın ordusu Mohaç Ovası’na yaklaştı. Dönemin Macar Kralı Janos, sayıca az olmalarına rağmen güçlü süvari birliklerine güveniyordu. O yıllarda Macar süvarileri, büyük bir stratejik güçtü. (Attila’nın Hun Devleti’nin bir izi olarak Macar ordusunun süvari teknoloji ve tekniklerini örnek gösterebiliriz. Macarlar hala kendilerini Attila’nın mirasçısı olarak görürler.) İlk taarruzu Osmanlı ordusu yaptı. Macarlar bu taarruzu püskürttüler. Geri çekilen ordu onların iştahını kabartmıştı. Ancak unuttukları şey, savaş meydanında bir Türk geleneği olan hilal taktiğiydi. Bu taktikte, öncelikle bir birlik düşmana yalancı bir saldırı düzenler. Sonra yenilmiş gibi geri çekilip, düşmanı ok yağmurunun ortasına çekerlerdi. Tarihte bu şekilde sayısız zafer kazanan Türkler, bu sefer de aynı taktikle hareket ediyorlardı. Ancak bu sefer oktan çok daha ölümcül silahlara sahiplerdi. Geri çekilen Osmanlı birlikleri, tüm gücüyle saldıran Macar birliklerini tüfekli askerler ve ağır toplarla karşı karşıya getirdiler. Düşmanı püskürtmek için son bir taarruz yapıp şehirlerine kahraman olarak dönmeyi planlayan -ve deyim yerindeyse ilk taarruzu püskürttükten sonra rehavete kapılan- Macar birlikleri açık hedef olup imha edildiler. Bu savaş bazı kaynaklarda 2 saat, bazı kaynaklarda 1 buçuk saat olarak geçer. Ancak tarihin en kısa sonuçlanan meydan savaşı olduğu konusunda bütün kaynaklar hemfikirdir.

Mohaç Panoramik Müzesi

Günümüzde bu ovada bir panoramik müze kurulmuştur. İnternetten “Mohacs Memorial Park” şeklinde bir aramayla bazı görsellere ulaşabilirsiniz. Bu müze, bizim Çanakkale’miz veya Japonlar’ın Hiroshima’sı gibi milli bir olaydır Macarlar için. Ancak Çanakkale anıtları ve müzelerinin aksine, bu müze ders çıkarılması için kurulmuş bir eser. Ahşaptan yapılmış ve ovaya yayılmış onlarca heykel, bu savaşa dair mesajlar veriyor. Bir daha böylesine büyük bir hata ve yenilgiye maruz kalmamak için neler yapılması gerektiği anlatılıyor.

Mohaç’tan mı Geliyorsun?

O günlerden bu günlere ulaşmış bir de Macar deyimi vardır. Tıpkı bizdeki “Karadeniz’de gemilerin mi battı?” -muhtemelen 1700’lü yıllarda Ruslar’ın sürekli Osmanlı donanması yakması sonucu çıkan bir deyim- gibi, suratı asık üzgün görünen bir Macar’a “Mohaç’dan mı geliyorsun?” diye sorulabiliyor.

Mohaç Memorial Park’da, Budapeşte Müzesi’nde, British Museum’da ve daha birçok Avrupa arkeolojik müzelerinde Türkler’in ayak izlerine rastlamak mümkün. Türk tarihinin bu kadar yayılması, geçmişini öğrenmek isteyen tarih tutkunları için ayrıca gezme ve kültür tanıma bahanesi oluveriyor. Üstelik birçok seyahat firması, dönem dönem yurt dışı yolculuklar için indirim kolaylığı sağlayabiliyor. Hatta indirim kodu kullanarak alabileceğiniz turlar sayesinde daha uygun fiyatlarla tarihi keşfe çıkmak mümkün. Yeter ki içinizdeki kaşife izin verin, o bir yolunu bulup zaten sizi yönlendirir.

Başkentleri Türkiye’de Bulunan 8 Büyük Devlet

Haberler

Başkentleri Türkiye’de Bulunan 8 Büyük Devlet için yorumlar kapalı...

Bu yaz tatile çıkacaksanız Avrupa’da 8 büyük başkente uğrayana kadar Anadolu’daki 8 büyük başkenti gezin. Her adımında tarihe tanıklık edeceğiniz bu medeniyetler beşiği vatanımız, bakın hangi başkentlere yuva olmuş; hangi uygarlık ülkemizin hangi köşesinde kurulup ışığıyla tüm dünyayı aydınlatmış.

1- Hitit Devleti: Hattuşa / Çorum

Hitit İmparatorluğu Anadolu’da kurulmuş en eski devlettir. Kuzeyde Kızılırmak’tan güneyde Lübnan’a kadar uzanan devlet, İç Anadolu bölgesinde kurulmuş ve Ege ile Doğu Anadolu bölgelerine kadar genişlemiştir. Başkenti Hattuşa’dır ve Hattuşa antik kenti, günümüzde Çorum şehri sınırları içinde bulunmaktadır.

Hitit devletini tarih sayfalarında en önemli kılan olay Kadeş Savaşı’dır. Yazının Sümerler tarafından icat edildiği bilinmekle birlikte, tarihteki ilk yazılı antlaşma Hititler ve Mısır arasında gerçekleşmiştir. Mısır firavunu Ramses Orta Doğu’nun zenginliklerine gözünü dikmiş ve Hititler de bu bölgede güçlenmeye başlamışlarken, Suriye sınırları içinde bulunan Kadeş kentinin yakınlarında bir savaşa tutuşmuşlardır. Mısır’ın taarruz, Hititler’in müdafaa konumunda olduğu savaş Hititler’in galibiyetiyle sonlanmış ve taraflar tarihin ilk yazılı anlaşması olan Kadeş Antlaşması’nı yapmışlardır.

2- Lidya Devleti: Sardis / Manisa

Anadolu’nun batısında kurulmuş bir antik dönem uygarlığıdır. Ege bölgesi merkezli olan Lidya devleti, eski Yunan izleri taşıyan bir devletti. Başkenti Sardis (Sard), günümüz Manisa sınırları içinde yer almaktadır.

Eşsiz doğası, Ege Denizi’nden gelen ticaret rüzgarı ve üzerinde bulunduğu Kral Yolu bu ülkeyi zenginleştiren etkenlerdi. Ticaretin bu kadar canlı olduğu bir devlette ise artık ekonomik olarak yeni bir atılım gerekmişti. Bu durum da Lidya Devleti’nin insanlığa en büyük katkısı olan parayı icat etmiş olmalarını sağladı. İlk paranın MÖ 6. yüzyılda bu şehirde basılmış olması Lidya’yı iyice zenginleştirmişti ve dönemin efsanevi kralı Krezüs, Karun olarak anılmıştı. Öte yandan tarihte hiç bir şeyin sonsuza kadar sürmediğini bir göstergesi olarak bu kadar zenginleşen bir devlet bile, güçlü Aşamenid Hanedanı’nın hüküm sürdüğü Pers İmparatorluğu’nun istilasından kurtulamamıştır.

3 – Urartular: Tuşpa / Van

Anadolu’nun demirci gücü Urartular, Doğu Anadolu Bölgesi’nde kurulmuş bir antik uygarlıktır. Lidyalılar ve Hititler gibi tarihte çok büyük devrimler yapmış bir devlet olmamışlardır; ancak askeri anlamda gelişmiş stratejilere sahiplerdir. Dönemin bölgesel süper gücü Asur İmparatorluğu’na karşı birçok kez savunma savaşı yapmışlardır. Dağlık coğrafyanın kendilerine doğal olarak hediye ettiği avantajı iyi kullanmayı bildikleri gibi, madencilikte de oldukça gelişmişlerdir. Altın, bakır ve demir gibi metal madenleri işlemekte ustalaşmışlar ve ticari gelirlerini bunlardan elde etmişlerdir. Geride bıraktıkları değerli eserlerin bir bölümü Van ve çevresinde diğer bölümü ise İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilenirken, dönemin ihtişamını açıkça gözler önüne sermektedir.

4 – Frigya: Gordion / Ankara

Frigler, Anadolu topraklarına Trakya’dan göç ettikleri bilinen bir millettir. Günümüzde Ankara-Polatlı sınırları içinde bulunan başkentleri Gordion, adını Kral Gordias’dan almıştır.

Frigya dendiğinde akla ilk gelen hikaye Kral Midas efsanesidir. Bu efsaneye göre, Frig halkının çok sevdiği ve Frigya’ya altın çağını yaşatan Kral Midas’ın dokunduğu her şey altına dönüşmektedir. Ayrıca kötü müzik zevkinden dolayı da bir büyücü tarafından kulakları eşek kulağına dönüştürülmüştür. Bu efsaneler abartı olsa da, onun döneminde Frigya Devleti sadece zenginliğiyle değil, teknoloji ve kültür alanında da hayran olunacak bir seviyedeydi.

5 – Pontus Krallığı: Amasya / Sinop / Trabzon

Pontus kelimesi, akla ilk olarak bir Rum devleti çağrıştırsa da durum tam olarak öyle değil. Antik Pontus Krallığı, adını coğrafi bir bölge olan Pontus’dan alır. Pontus ya da Pont Euxin, Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz ve Kırım bölgelerinin coğrafi adıdır. Büyük İskender’in Pers İmparatorluğu’nu yıkıp bölgeyi hakimiyeti altına almasından sonra isyan edip Ilgaz Dağı çevresinde sınırlarını genişleten Mithridates, Amasya’yı başkent yapmıştır. Daha sonraları aynı hanedan, bir Yunan şehir devleti olan Sinop’u fethettikten sonra burayı başkent yaptı.

Pontus Rum İmparatorluğu ise, Anadolu’daki Türk hakimiyetiyle birlikte Bizans ana karasından ayrılmış Rum yöneticilerin bağımsızlaşmasıyla ortaya çıkar. Trabzon Rum İmparatorluğu olarak da bilinen devlet, Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

6 – Bizans İmparatorluğu: Konstantinapolis

Kavimler göçüyle birlikte Orta Doğu ve Avrupa’daki demografik yapının değişmesi, ve güç dengelerinin alt üst olmasıyla birlikte büyük Roma İmparatorluğu için zor günler başlamıştı. Üç kıtada hüküm süren Roma İmparatorluğu, bu zor günleri atlatamayıp Doğu Roma ve Roma olarak ikiye bölündü. Doğu Roma’nın başkenti tarih boyunca dört farklı şekilde anılacaktı: Byzantion, Konstantinopolis, Kostantiniyye ve İstanbul.

Balkanlar, Anadolu, Orta Doğu ve Kuzey Doğu Afrika’da hüküm sürmüş bu devlet, tarihe birçok önemli mimari eser kazandırmıştır. Ayasofya Katedrali bunların içinde en önemlisidir. Osmanlı Devleti’nin hem askeri hem mimari hem de ticari açıdan gelişmesinde Bizans’ın mirasının önemli bir payı vardır. Orta Çağ’ın sonlarında iyice güçten düşen Bizans İmparatorluğu, Yunanistan, Bulgaristan ve Marmara Bölgesi’ne kadar çekilmek zorunda kalmıştı. Doğusunda güçlü Türk-İslam devletleri, batısında Katolik devletler varken gücünü yitirdikçe yalnızlaşmıştı. Altın Boynuz, Prens Adaları, Kalkedon, İstanbul Surları, Kapalı Çarşı, Dikilitaşlar, Forumlar, Saraylar ve Büyük Hipodrom ile anılan Bizans dönemi başkenti 1453 yılında kapılarını Türklere açtığında bir çağ bitip bir diğeri başlıyordu.

7 – Anadolu Selçuklu Devleti: Konya

Süleyman Şah’ın Anadolu’da iyice güçlenmesi ve Bizans’a karşı olan mücadelenin daha yakın bir merkezden yönetilmesini gerekli gördüğü için; Malazgirt zaferinden 6 yıl sonra Anadolu Selçuklu Devleti’nin bağımsızlığını ilan etti. Konya merkezli daha iyi teşkilatlanmış bir devlet kurma yolunda adımları attı. Bizans’a karşı Anadolu hakimiyeti için verilen mücadelelerden biri olan Miryokefalon Savaşı sonunda, Türkler’in Anadolu’dan atılamayacağını herkese kanıtlayan ilk devlet olmuştur.

Anadolu Selçuklu Devleti, Alâeddin Keykubat döneminde en parlak dönemini yaşadığı kabul edildiği gibi, aynı hükümdarın önderliğinde Moğollar’a karşı direnememiş ve parçalanmıştır. Ticari yönden gelişmiş ve zengin bir devlet olan Anadolu Selçukluları, Orta Asya ve İslam devlet geleneklerini harmanlamış ve Anadolu coğrafyasına göre de revize ederek; Osmanlı Devleti’ne kusursuz bir devlet geleneğini miras bırakmışlardır.

8 – Osmanlı İmparatorluğu: Söğüt / Bursa / Edirne / İstanbul

Dünya tarihine en çok etki eden Türkiye merkezli devletlerin başında Osmanlı İmparatorluğu gelir. İmparatorluk çağlar boyunca ayakta durmuş, Orta Çağ’ın bitip Yeni Çağ’ın başlamasına doğrudan etki etmiştir. Bu büyük imparatorluğun temellerini atan beylik 1299’da Söğüt’te kuruldu. Bizans sınırında bulunan Osmanoğulları Beyliği, kısa sürede topraklarını batıya doğru genişletti. Orhan Gazi döneminde Bursa’nın alınması ve teşkilatlanmaların geliştirilmesiyle birlikte beylik, devlete dönüştü. Bursa başkent yapıldı. İlk para Orhan Gazi döneminde basıldı. Osmanlı’nın asıl hedefi, hadis-i şerifle müjdelenen Konstantinapolis’in fethiydi. Bunun için önce Balkanlar’ın Osmanlı’ya katılması gerekti ve Osmanlı Devleti, Tuna Nehri’ne kadar ilerledi. Mücadelenin batıyla olmasından dolayı, başkent bu dönemde Edirne’ye taşındı. İstanbul’un fethine kadar Osmanlı Devleti’nin başkenti Edirne oldu. İstanbul’un fethiyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanına kadar imparatorluğun başkenti üç kıtaya hükmetti. Onaltıncı yüzyılda altın çağını yaşayan Osmanlılar, doğal sınırlarına dayandıktan sonra güçten kaybetmeye başladılar ve yirminci yüzyıl geldiğinde kılıç, ok ve yayla kurulmuş bir devlet; uçaklar, zırhlı gemiler, makineli tüfeklerle yıkıldı. Böylece, Osmanlı İmparatorluğu da tarihteki yerini almış oldu.

Bu 8 büyük devletin dışında Anadolu’da varlığını sürdürmüş onlarca küçük ve orta çaplı devletin parmak izleri hala mevcut. Türkiye, dünyanın en zengin tarihe sahip coğrafyalarından birisi. Bu ülkede görülmeyi, öğrenilmeyi bekleyen birçok medeniyet var. Yani hazır tatil dönemi gelmişken boş oturmak yerine -hem bütün cep telefonlarında da birer fotoğraf makinesi varken- ülkemizi gezmek en güzel alternatif. Tabii ki tatilin ekonomik bir yönü de var ve masrafları düşününce tatile çıkıp şehir şehir gezmek insanın gözünde büyüyebiliyor. Aslında bu maddi açıdan o kadar da zor bir şey değil: Alışverişi internetten yapıp, indirim kodu kullanarak ucuza getirebileceğiniz rezervasyonlarla, beklediğinizden çok daha düşük maliyetlerle tarihi keşfe çıkabilirsiniz. Yeter ki siz valizi hazırlayın; gerisini indirim kodlarına bırakın.

İndirim Kodu Mekanizması Nasıl Çalışır?

Haberler

İndirim Kodu Mekanizması Nasıl Çalışır? için yorumlar kapalı...

Eski bir Kızılderili atasözü “en uzağa giden ok en gerilmiş yaydan çıkar” der. Yani alışverişe çıkıp -mesela- bir gömlek mi alacaksınız; demek ki gömlek konusunu ne kadar incelerseniz o kadar başarılı bir alışveriş yapar, hatta belki de alışverişi bir gömlek fiyatına iki gömlekle bitirirsiniz. Eski bir Türk atasözü ise “evdeki hesap çarşıya uymaz” der ya; işte onu unutun; o atasözü toprak oldu.

Evdeki Hesap Dijitale Uyar

Dünyada ilk kez 1965 yılında iki bilgisayar birbiriyle “Arpanet” denen bir ağ üzerinden haberleşti. 1994 yılına gelindiğinde Arpanet’in adı “İnternet” olarak değişmiş ve o yıl ilk kez piyasaya çıkan Netscape tarayıcısı sayesinde iki yerine binlerce bilgisayar bu dijital ağa bağlanmıştı. O sıralarda haber okumak ve e-posta göndermek amacıyla kullanılan bu ağda yavaş yavaş internet mağazaları da katılmaya başladı. 5 Temmuz 1994’te Amazon kurulmuş; onu 3 Eylül 1995’te kurulan Ebay izlemişti. Ardından diğer mağazalar da öylesine büyük bir hızla açılmaya başlandı ki İnternet’te bir yerden bir yere gidebilmek için 4 Eylül 1998’de Google denen arama motorunun açılması gerekti. Artık İnternet işlek bir ana cadde idi ve bu cadde üzerindeki arsalar teker teker mağaza vitrini haline geliyordu.

Neden gelmesindi ki? Çünkü online mağaza açınca kira masrafı yoktu. Vitrin tasarımcısı, stok maliyeti, kasiyerlerin sendikası, gece bekçisi, akşam mağazayı kapatma gereği gibi tuğla ve çimentodan yapılma mağazaların dertleri bir anda sona eriyordu. O halde insanları artık bu çevrimiçi mağazalara oluk oluk çekmek için bir çare bulunmalıydı. O çare tak diye bulundu: 27 Ekim 2006’da dünyanın en büyük indirim kodu sitesi Retailmenot açıldı. Artık insanlar dijital bir kod vasıtasıyla alışverişlerini daha da ucuza getirebilecekti. Bu koda “indirim kodu” (discount code) adı verildi.

Mağazalar Açısından İndirim Kodları

İndirim koduna ne gerek var diye düşünebilirsiniz; ama çok gerek var. Düşünün ki bir mağazasınız. Mesela Dell Bilgisayar’sınız ve hem pek çok kendi mağazanız; hem de pek çok acenteniz var. Bunlara ek olarak internet üzerinden de satış yapıyorsunuz. Yani günümüzde 360 derece satış denen çok kanaldan satış yapmaktasınız. Dolayısıyla fiyatlarınız her kanalınızda aynı olmalı. Ama kazın ayağı öyle değil. Çünkü internette öyle bir rekabet var ki, fiyatlarınızı mağazalarınızda aynı tutarken internet üzerinden %20 indirmeniz gerekiyor; aksi takdirde satış yapmanız imkansız. O halde bunun tek çözümü var: İnternete özel indirim kodu vermek.

Yani fiyatınızı mağazalarınızda fiks tutarken, internet sitenize gelen trafiği de eli boş göndermemenin tek yolu, kullanıcılarınıza indirim kuponu, kupon kodu veya hediye çeki gibi isimler altında ücretsiz dijital kodlar göndermektir. Bu sayede hem acentelerinizi kızdırmaz; hem mağazalarınızda satış yapmaya devam eder; hem de online rekabette pahalı kalmaz ve çatır çatır satış yapabilmeye devam edersiniz.

Müşteri Açısından İndirim Kodları

Biz alışveriş yapanlar tarafından bakıldığında ise, indirim kuponları her gün e-postamıza gelen; veya bir online mağazaya girdiğimizde karşımıza çıkan; veya sosyal medyada sağa sola çoğu kez gereksizce uçuşan kodcuklardır. Ama bu kodların anarşik bir şekilde sağda solda uçuşuyor olması, bize Murphy’nin 32 numaralı kanununu hatırlatır: “Ne zaman bir şeye ihtiyacınız yoksa o şey vardır; ama ne zaman o şeye ihtiyacınız varsa o şeyi ara ki bulasın.” Dolayısıyla bu tip durumlar için indirimkodu.com gibi siteler oturup sabahtan akşama kadar tüm indirim kodlarını toplarlar ve kolayca kullanılabilmeleri için bunları tasnif edip yayınlarlar. Dolayısıyla bir alışverişte indirim gerektiğinde e-postamıza veya sosyal medyaya veya arama motorlarına bakmak yerine, hemen bu tip indirim kodu sitelerine gireriz ve aradığımız kodu saniyeler içinde bulup alışverişi ucuzlatırız.

İndirim Kodu Siteleri Nasıl Çalışır?

Her türlü içerik sitesi gibi kupon kodu siteleri bilginin bir araya getirilip sunulması hizmetini verirler. Dolayısıyla her gün metodik olarak binlerce farklı kaynaktan toplanan bilgiler, bu tip sitelerde bir taraftan mağaza adı altında; diğer taraftan da kategori çeşitlemesi altında sıralanır. Mesela N11’den bir kod geldi diyelim: “Küçük ev aletleri kategorisinden yapılacak 100TL alışverişte geçerli %11 indirim kodu: evaletleri11” şeklindeki bilgiyi site editörleri ham halde bulurlar. Bunu sitelerine girerken “N11 %11 indirim kuponu” gibi bir başlık; o başlığın altında açıklayıcı bir içerik ile normal bir yazı haline getirdikten sonra; kategori seçimini “Küçük Ev Aletleri” ve mağaza seçimini “N11” yaptıktan sonra bu yazıyı yayına alırlar. Genellikle WordPress veya benzeri bir içerik yönetim sistemi olan bu sitelerde bu kod yayınlanır yayınlanmaz N11 (mağaza sayfası) ve Küçük Ev Aletleri (kategori sayfası) altında listelenmiş olur. Bu sayede N11 indirim kodu arayanlar o mağazaya özel sayfaya ulaştıklarında tüm ilgili kodları alt alta sıralanmış olarak bulurlar ve böylece çok basit bir iki tıkla bu kodu ücretsiz olarak alıp kullanabilirler.

Peki İndirim Kodu Siteleri Nasıl Para Kazanır?

Güzel soru. “Eğer internet bedavaysa, internet siteleri nasıl para kazanır?” Mesela Google’da arama yapmak bedavadır. Facebook, Twitter, Instagram veya Pinterest üzerinden arkadaşlarımızla sohbet ederken hiç para ödemeyiz. Hürriyet, Milliyet, Sabah, Cumhuriyet bayilerde parayla satılırken internetten bedava okunabilir. O halde üzerinde “bedava” etiketi olan bu siteler nasıl para kazanıyor diye düşündüğümüzde “reklam” cevabına ulaşıyoruz. Çünkü internet bizim için oyun oynadığımız, alışveriş yaptığımız, gazete okuyup arkadaşlarımızla sohbet ettiğimiz yepyeni bir dünya iken, pek çok marka için burası yepyeni bir reklam mecrasıdır. Yani bu siteler internet üzerinden reklam yaparak para kazanmakta; daha çok fayda yaratıp daha çok tıklandıkça daha fazla para kazanabilmektedir. Eğer bir internet sitesi internette faydalı bir iş yapıyorsa ona takılan madalyanın adı “reklam geliri” şeklindedir. Bu sayede o site, çalışanlarının maaşını, ofis giderlerini ve diğer şirket masraflarını öder ve daha fazla fayda yaratmak için çalışmalarına aynı hızla ve hazla devam eder.

İndirimsiz Alacak Kadar Zengin Değilim

İnternetten alışverişin en güzel tarafı, hem çok çeşit olması; hem de gerçek hayatta dükkanlara gir-çık yaparak belki de günler sürecek kıyaslamaları dakikalar içinde halledebiliyor olmamız. Her şeyi bir arada buluyor ve kolayca kıyaslıyoruz; böylece ihtiyacımız olan ürünü en uygun fiyata almaya çalışıyoruz. Ama İnternet’in “devrim” niteliğindeki asıl özelliği hiç kuşkusuz indirim kodları. İnternetten önce var olmayan bu dijital kodların arkasındaki mekanizma, online mağazaların daha ucuz olmasını sağlamak üzere hayata geçirilmiş. Dolayısıyla online alışverişi göz ardı etmeyelim. Hem kendimiz kullanalım, hem de bilmeyenlere anlatalım. İndirim kodu olmadan da kesinlikle alışveriş yapmayalım.

Beyaz Eşya Seçiminde Bunlara Dikkat!

Haberler, İndirimler

Beyaz Eşya Seçiminde Bunlara Dikkat! için yorumlar kapalı...

beyaz-esya-indirimkoduBeyaz eşyalar bir evin olmazsa olmazları. Özellikle son dönemlerde bir hayli gelişen ve birçok işleve sahip olan beyaz eşyalar her konuda en büyük yardımcılardan biridir. Ancak beyaz eşya alırken fiyatına ya da görünüşüne bakmak yerine daha detaylı bir inceleme yapmak gerekmekte. hem yeni evlenen çiftlerin hem de beyaz eşyalarını yenilemek isteyenlerin beyaz eşya seçerken nelere dikkat etmeleri gerektiğini sizler için derledik;

Beyaz Eşya Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

– Beyaz eşyaları koyacağınız alanı belirlemeniz ve ona göre beyaz eşya seçimi yapmanız gerekmektedir. eğer dar bir alnınız varsa bu alana uygun boyutlardaki beyaz eşyalar işinizi görecektir. Eğer dar bir alanınız varsa mutlaka beyaz rengi tercih etmelisiniz. Beyaz renkli eşyalar evinizi daha küçük göstermeyecektir.
– Kişisel ihtiyaçları mutlaka göz önünde bulundurmalısınız. İki kişilik bir ailenin buzdolabı kapasite ihtiyacı ile kalabalık bir ailenin ihtiyacı aynı olmayacaktır. Buna göre daha çok gıda alabilecek buzdolabı veya daha fazla kiloda çamaşır yıkayabilecek çamaşır makinesi tercih edilmelidir.
– Kullanışlı beyaz eşyalar her zaman işinizi kolaylaştıracaktır. Raflar ve kişiselleştirme fonksiyonları beyaz eşyalar için önemlidir.
– Beyaz eşyaların alırken elektrik tasarrufuna da dikkat etmekte fayda vardır. Daha az elektrik harcayan beyaz eşyalar faturalarınızın çok fazla gelmesini engelleyecektir.
– Beyaz eşyaların garanti şartları da çok önemlidir. Mümkünse servisi iyi olan ve müşteriyle ilgilenen firmaların ürünlerini seçmeye gayret edin.
– Herhangi bir elektrik kesintisinde buzdolabınız ile alakalı sorun yaşamamak için saklama süresine dikkat etmeniz önemlidir.

İndirimkodu.com Önerisi!

En kaliteli beyaz eşyaların indirim kodlarını bulabileceğiniz Teknosa mağazası için buraya,
Beyaz eşya seçiminde en doğru seçimi yapabileceğiniz Vestel mağazası için buraya tıklayınız.

Sandalet Nasıl Kombinlenmeli? – Yaz Modası

Haberler, İndirimler

Sandalet Nasıl Kombinlenmeli? – Yaz Modası için yorumlar kapalı...

sandalet-kombin-indirimkoduYaz aylarında en çok kullanılan ayakkabı modellerinden biri olan sandaletler hem çok rahat hem de bol çeşitli modelleriyle her kıyafetin altına kolaylıkla uyum sağlayabilme potansiyeline sahip. Şortların ve elbiselerin vazgeçilmezi olan sandaletler çoğu zaman yanlış kombin kurbanı olmakta. Bu yazımızda sizler için sandaletlerin nasıl ve ne ile kombin yapılması gerektiğine değinmek istedik;

Sandalet ve Etek Kombini

Sandeletler her boyda etekle çok güzel bir ikili oluşturmaktadır. Özellikle bilekte biten salaş etekler sandaletler ile çok iyi bir uyum yakalamaktadır. Aynı şekilde mini etekler de bu kombinde kullanılabilir. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta sandaletin etek ile olan renk uyumudur. Beyaz bir eteğin altına kahverengi tonlarında giyilecek bir sandalet çok hoş duracaktır. Aynı şekilde kot bir etekle de daha canlı renkli veya boncuk işlemeli bir sandaletin uyumu güzel görünecektir.

Sandalet ve Şort Kombini

Yaz aylarında çok sık kullanılan sandaletler şortlarla da çok güzel durmaktadır. Özellikle kot şortların en iyi arkadaşlarıdır diyebiliriz. Şort kombinlerinden sandalet kullanacaksanız biraz daha yüksek topuklu ve canlı renkli sandaletleri tercih edebilirsiniz. Ten rengi veya beyaz renkli sandaletler kombininiz ile uyum yakalamakta zorlanabilir.

Sandalet ve Elbise Kombini

Uçuş uçuş elbiseler yaz aylarının en sevilen parçalarından biridir. Elbiseleri topuklu ayakkabılarla kombinleyebildiğimiz gibi düz tabanlı sandaletlerle de kombinleyebiliriz. Özellikle beyaz askılı ve salaş elbiseler kahve tonlarındaki sandaletlerle çok güzel uyum yakalarlar. Gladyatör sandaletler de elbiselerin altına giyilebilecek en güzel sandalet modellerinden biridir.

İndirimkodu.com Önerisi!

En güzel ayakkabı modellerini en indirimli fiyatlarla bulabileceğiniz DESA mağazası için şuraya,
Farklı ayakkabı modelleri ve uygun fiyatlarıyla sizi cezbedecek olan Hotiç mağazası için şuraya tıklayınız.

Beyaz Spor Ayakkabı – Yaz Modası Dosyası

Haberler, İndirimler

Beyaz Spor Ayakkabı – Yaz Modası Dosyası için yorumlar kapalı...

Gün geçmiyor ki her sezon başka bir moda karşımıza çıkıp bizi şaşırtmasın. Bu senenin modası da şüphesiz şimdilerde her yerde görmeye başladığınız beyaz spor ayakkabılar olacak. Bu nedenle bizce hiç düşünmeden bir tane beyaz spor ayakkabı edinmelisiniz. Ancak beyaz spor ayakkabı aldınız, ancak nasıl kombinleyeceğinizi bilmiyorsanız o zaman yazımızı okumaya devam edebilirsiniz…

Beyaz spor ayakkabı çok dikkat çekici bir aksesuar olmakla beraber rengi dolayısıyla çok çabuk kirlenebilen bir yapıya sahip. Bu nedenle de yaz aylarının yağmurlu günlerinde beyaz spor ayakkabı yerine başka bir ayakkabı tercih etmelisiniz. Aksi halde ilk günkü gibi bir beyaz ayakkabınız olmayacağı gibi onu temizlemek de çok zahmetli olacaktır. Gelelim kombinlere;

Jeanin Altına Beyaz Spor Ayakkabı

Spor ayakkabının en çok yakıştığı kombinlerden birinin jean olduğu aklınıza gelmiştir. Ancak beyaz spor ayakkabıları klasik bir jean altına giymemelisiniz. Yırtık, bilekte biten veya dar bilekte biten jean kombinlerinizde beyaz spor ayakkabı adeta yıldız olacaktır.

blog1

Elbise İle Beyaz Spor Ayakkabı

Evet yanlış duymadınız. Jen pantolonlar tamam ama elbise de nereden çıktı diyecek olursanız sezonun yaz sezonu olduğunu hatırlatmak isteriz. Rengarenk mini veya bilekte biten elbiselerinizin altına beyaz spor ayakkabıyla çok güzel bir dokunuş yapabilirsiniz. Elbisenin üzerine alacağınız püsküllü bir ceket veya kot yelek de bu kombinin tamamlayıcısı olacaktır.

blog3

Deri Kombinlere Farklılık

Elbette yaz aylarındayız. Bu nedenle tamamen deri giyinmeniz olanaksız. Ancak çok şık deri detayı olan bir pantolonun altına beyaz spor ayakkabı çok şık duracaktır. Yaz aylarının da soğuk olduğu bazı günler vardır. Sert rüzgarlar çıktığında omzunuzda deri ceketiniz ve ayağınızda beyaz spor ayakkabınızla göz kamaştırmaya ne dersiniz?

Zıtlıkların Kombini

Simsiyah giyindiğiniz bir günde ayakkabılarınızı beyaz renk seçerek bir stil patlaması yaşayabilirsiniz. Siyah bir tulum veya elbisenin altına giydiğiniz beyaz spor ayakkabının ne kadar şık durduğunu görünce siz de şaşıracaksınız.

blog2

İndirimkodu.com Önerisi!

En güzel ayakkabı modelleriyle bezenmiş olan Ayakkabı Dünyası mağazasının indirimleri için buraya,
Beyaz spor ayakkabı arıyorsanız mağazasının FLO indirimleri için buraya tıklayınız.

Online Alışveriş Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Haberler, İndirimler

Online Alışveriş Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler için yorumlar kapalı...

Artık internet hayatımızın her alanında bize hizmet etmekte. Bu hizmetlerden biri de özellikle bayanların çok sık kullandığı online alışveriş hizmetidir. Hiçbir mağazaya gitmeden kolaylıkla alışveriş yapmak işi olan, evden çıkamayan veya acil alması gereken bir ürün varken vakti olmayanlar için ideal. Peki, online alışveriş nasıl yapılır, online alışverişte dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Tüm cevaplar yazımızda sizleri bekliyor…

Güvenilir İnternet Sitesi

Online alışveriş yaparken özellikle kullandığınız internet sitesinin güvenilir olması çok önemlidir. Genelde kredi veya banka kartı ile yapılan bu alışverişler güvenli olmayan bir internet sitesi yüzünden başınıza çok fazla iş açabilir. Bu nedenle belirli bir güvenlik sistemi ile korunan internet sitelerinin tercih edilmesi önemlidir. Aynı zamanda ülkemizde ismi sıkça duyulan, senelerdir hayatımızda olan ve güvenilirliğinden şüphe duymadığımız alışveriş siteleri online alışveriş için en güvenli adreslerdir.

Ürün Yorumlarına Dikkat!

Online alışveriş yapacaksınız ve çok güzel bir ürün beğendiniz, hemen satın almak istiyorsunuz. Tamam, eğer senelerdir kullandığınız bir internet sitesiyse burası hiç düşünmeyin, beğendiğiniz ürünü alın. Ancak ilk defa alışveriş yapacağınız bir sitede mutlaka beğendiğiniz ürünün yorumlarını okuyun. Ürün yorumları ürünle alakalı bir çok detay içermektedir. Özellikle son zamanlarda online alışveriş kullanıcılarının şikayetleri ürünlerin fotoğraflarda göründüğü gibi olmaması üzerinedir. Eğer alacağınız ürün için yorum yapılmamışsa ürün ismini arama motorunuza yazıp aratmanız yeterli olacaktır. Karşınıza çıkan diğer alışveriş sitelerinden birinde mutlaka ürünle alakalı yorum bulacaksınız.

onlinealısveris-indirimkodu

Fiyat Karşılaştırması

Çok beğendiğiniz bir ürün buldunuz ve resmen bu ürüne aşık oldunuz. Fiyatın da o kadar düşük değil. Ama mutlaka onu almalısınız. İşte bu noktada kendinizi dizginlemeniz gerekmektedir. Biliyorsunuz ki artık internet öyle bir duruma geldi ki aynı üründen binlerce sitede bulabiliyorsunuz. Bu nedenle bir ürünü beğendiğiniz zaman ilk yapacağınız şey onu satın almak olmamalı. Önce diğer sitelerdeki fiyatlar ile karşılaştırma yapmanız sizi fazla para ödemekten kurtarabilir.

İndirimkodu.com Önerisi!

Güvenilir online alışveriş sitelerinin indirimlerini görmek için buraya tıklayınız.

Anneler Günü İçin Hediye Fikirleri – Annelerimiz Bizim Her Şeyimiz!

Haberler, İndirimler

Anneler Günü İçin Hediye Fikirleri – Annelerimiz Bizim Her Şeyimiz! için yorumlar kapalı...

anneler-dunu-hediyeAnneler Günü 1908 yılından itibaren her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar gününde kutlanıyor. İlk olarak Amerikalı Anna Javis ismindeki bir kızın kendi annesini kaybetmesi üzerine yaptığı bu anma sonrasında tüm dünyaya yayıldı ve her yıl milyonlarca çocuk annesinin anneler Günü’nü kutlamaya başladı.

Anneler Günü belki de hayatımızın en önemli insanının günü aslında. Bizi doğuran ve bugünlere kadar getiren annemiz için ne yapsak az kalacaktır. Çünkü bir anne sadece evladını doğurmaz. Aynı zamanda her zaman onun yanında olur ve tüm kötülüklere karşı onu korur. Anneler Günü’ne az bir zaman kala ne hediye alacağınızı bilmiyorsanız aşağıda yer alan fikirleri bir göz atabilirsiniz…

Anneler Günü İçin Özel Kurabiyeler

Anneler Günü özel bir gün olduğu için dışarıdan herhangi bir mağazadan bir hediye almak yerine annenize özel bir kurabiye hazırlayabilirsiniz. Kalp şeklinde yapabileceğiniz bu kurabiyeleri sonra güzel bir kutuya koyup üzerine anlamlı bir mesaj yazarsanız işte o zaman unutulmaz bir Anneler Günü hediyesi vermiş olursunuz.

anneler-gunu-kurabiye

Minik Kaktüslerle Annenizi Mutlu Edin

Havalar ısınmaya başladı ve her yerde minik çiçekli kaktüsler boy göstermeye başladı. Annenizin sevdiği renklerde çiçekleri olan bir kaç kaktüs alıp bunları şık ve büyük bir saksıya koyup kenarlarını da çakıl taşlarıyla süsleyebilirsiniz. Kaktüslerin üzerine annenizi ne kadar sevdiğinizi yazarak ona senelerce bakıp sizi hatırlayacağı bir hediye vermiş olursunuz.

anneler-gunu-kaktus

Çocukluğunuza Geri Dönmeye Ne Dersiniz?

Hangimiz çocukluğumuzda albümleri karıştırmadık ki? Şimdi yine albüm karıştırma zamanı. Eski albümleri çıkarın ve annenizin ve sizin olduğunuz en güzel fotoğrafı bulun. Bunu bir fotoğrafçıda güzelce büyütüp vintage bir saksı satın alarak bunun içine yerleştirin. İşte unutulmaz hediyelerden biri…

İndirimkodu.com Önerisi!

En güzel kurabiyeleri yapabilmeniz için gerekli kalıplara ulaşabileceğiniz Tchibo mağazası için buraya,
Annenize özel en güzel çerçeveyi alabileceğiniz Madame Coco mağazası için buraya,
Çiçek denince akla ilk gelen Çiçeksepeti.com mağazası için buraya tıklayınız.

Disneyland Paris Eğlence Parkına Gitmenin Ucuz Yolu indirimkodu.com

Haberler, İndirimler, Kampanyalar

Disneyland Paris Eğlence Parkına Gitmenin Ucuz Yolu indirimkodu.com için yorumlar kapalı...

disneyland-paris-blog-indirimkoduTemmuz 1955 tarihinde herkesin, özellikle de çocukların çok sevdiği çizgi film ve animasyon kahramanlarının yaratıcısı Walt Disney tarafından Amerika’nın Los Angeles şehrinde kurulan Disneyland herkesin bildiği üzere bir eğlence parkıdır.

Eğlence parkı denince akla lunapark geliyor elbette. Çocukların ve hala genç kalanların en büyük eğlencelerinden biri olan lunaparklar ülkemizde hala revaçta. Özellikle karne günü, bayram tatilleri ve resmi tatillerde dolup taşan lunaparkların daha büyüğü olarak tanımlayabiliriz Disneyland’ı.

1955 yılından bugüne kadar daha da büyüyen ve çocuklar için unutulmaz derecede eğlenceli olan Disneyland dünyanın en büyük eğlence merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kim çocukluğunda izlediği çizgi film kahramanlarını görmek istemez ki! İşte bu fikirden yola çıkan Walt Disney gerçekten harika bir iş çıkararak güzel bir eğlence parkı inşa etmiş.

Ancak Disneyland o kadar yoğun bir talep alıyor ki dünyada sadece tek bir yerde olması mümkün değil elbette. Disneyland’ın bir şubesi de Paris’te bulunuyor. Disneyland Park olarak geçen bu eğlence merkezi Amerika’daki kadar güzel. Paris’e yolu düşenler veya Disneyland Paris’e gitmek isteyenler için önerimiz eğer kısıtlı zamanının yoksa 2 veya 3 gününüzü Disneyland için ayırın demek olacaktır. Çünkü bu kadar büyük ve güzel bir yer kısa sürede gezilmez. Paris’e gitmişken hele bir de çocuklarınız varsa unutulmaz anlar yaşayacağınız Disneyland Paris’te bir günden fazla zaman geçirmelisiniz.

Peki Disneyland Paris eğlence parkına en ucuz nasıl gidersiniz? Elbette indirimkodu.com’u kullanarak. Tamamen ücretsiz olan ve sizin için tüm firmalar tarafından sunulan indirim kodlarını tek bir sayfada toplayan indirimkodu.com sayesinde Disneyland Paris’e daha ucuza gidebilirsiniz.

Hotels.com tarafından Disneyland Paris için sunulan indirim kodu için buraya,
Paris’te bulunan otellerde en ucuza konaklamanızı sağlayacak otel.com indirim kuponu için buraya tıklayabilirsiniz.

disneyland-paris Paris-Disneylanddisneyland-paris-2-indirimkodu disneyland-paris-indirimkodu

Sivilce ve Bilinmesi Gerekenler – 1

Haberler

Sivilce ve Bilinmesi Gerekenler – 1 için yorumlar kapalı...

sivilce-indirimkoduYağlı ciltlerin en önemli ortak sorunu sivilce ve lekeli bir yüze sahip olmaktır. Ancak günlük bakımlarla sivilceli ciltteki sivilcelerin daha az çıkmasını ve cildin daha temiz görünmesini sağlayabiliriz. Bunun için bilinmesi gereken bazı noktalar var. Bu yazımızda yağlı ve sivilceli cilde sahip olan okuyucularımızın neleri yapıp yapmaması gerektiğinden bahsedeceğiz.

Sivilce ve Bilinmesi Gerekenler

– Cildiniz yağlıysa alkol içeren toniklerden uzak durmalısınız. Alkol içeren tonikler her ne kadar cildinizi rahatlatsa da ciltteki yağ oranını arttırdığı için daha fazla sivilcelenmeye neden olmaktadır.
– Yağlı bir cildin en iyi dostu bol bol su içmektir. Bol su içmek sivilcelerin içten temizlenmesini sağlayacağı gibi cildinizin de parlak görünmesine neden olacaktır.
– Cildiniz için sabun kullanmak istiyorsanız bu sabunu seçmeden hekiminize danışmanız iyi olacaktır. Çünkü cildinizi fazla kurutan bir sabun daha fazla sivilcelenmeye neden olacaktır.
– Cildinizde sivilce lekeleri olmasını istemiyorsanız sivilcelerinizle oynamamanız gerekiyor.
– Sivilcelerinizin yayılmaması için normal havlu yerine tek kullanımlık kağıt havlu kullanmanız yararlı olacaktır. Aksi halde havlu üzerinde biriken bakteriler sivilcelerinizle birleştiğinde güzel bir sonuç alamazsınız.
– Yağlı, şekerli ve fast food türü beslenmekten vazgeçmek de sivilce görünümünün azalmasını sağlayacaktır.
– Sivilceleriniz için kullanacağınız her ürün için hekiminizden fikir almanız daha sonrası için yararlı olacaktır.
– Yağlı cilde haftada bir uygulanan kil maskesi hem cildin rahatlamasını sağlayacak hem de sivilcelerinizi kurutacaktır.
– Peelin işlemi haftada bir yapılabilir. Ancak eğer sivilceleriniz çok iltihaplıysa peeling işlemi bu iltihabı dağıtacağı için önerilmemektedir.
– Yağlı bir cilde sahip olsanız da cildinizin nemlendirilmesi gerektiğini unutmamalısınız.
– Dışarıya çıkmadan önce güneş koruyucu kullanmanız cildinizde lekelerin olmasını önleyecektir.